65 yıl Sonra Türk Cumhurbaşkanı Gümülcine’de

Aralık 11, 2017 0 Yorum Analizler , Balkanlar 822 Görüntülenme

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yunanistan ziyareti kapsamında Batı Trakya’yı ziyaret ederek soydaşlarla bir araya geldi. Gümülcine’yi, en son 65 yıl önce Türkiye’nin eski Cumhurbaşkanı Celâl Bayar ziyaret etmişti.

GÜMÜLCİNE – Erdoğan Gümülcineli Müslüman Türk azınlıklara önemli tavsiyelerde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan soydaşlara yaptığı konuşmada şunları belirtti;

“Başbakanlığım döneminden bu yana Yunanistan’la ilişkilerimizi geliştirmek öncelikli hedeflerimiz arasında yer almıştır. 2010’da iki ülke arasında Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi’ni kurduk. Şimdi de bu tarihi ziyareti gerçekleştirdik. Tüm bu gelişmeler, bizim kararlı adımlarımızın sonunda mümkün olabildi. Yunanistan ile her alanda üst düzey diyaloğumuzun gelişmesine özel önem veriyoruz. Sayın Başbakan da geçtiğimiz ramazan ayında iftarını sizlerle açmış ve teravih namazını da sizlerle birlikte eda etmişti. Bugünkü ziyaretim kapsamında Atina’da Sayın Pavlopoulos ve Sayın Çipras ile görüşmeler gerçekleştirdik. Bu görüşmelerde ikili ilişkilerin geliştirilmesi yanında, sizlerin sorunlarını da gündemde tuttuk. Sizlerin Lozan Antlaşması, AB müktesabatı, Evrensel İnsan Hakları anlayışına uygun olarak her türlü imkandan yararlanmanızı istiyoruz. Bu çerçevede, AİHM’nin kararlarının uygulanmasını bekliyoruz. Görüştüğüm tüm Yunanistan yetkililerine bunları ifade ettim.”

“İyi Birer Yurttaş Olun”

İyi birer Yunanistan vatandaşı olarak, kendinizle birlikte bu ülke için de çalışıyor, ter döküyorsunuz. Karşılığında da Lozan’daki hükümlere, AB standartlarına uygun bir davranış beklemek hakkınızdır. Sizlerin Türkçe’yi, Yunanca’yı ve hatta uluslararası geçerliliği olan bir başka dili çok iyi konuşan; inanç ve kimliğimizi koruyan. Gelenekleri yaşatan bireyler olmanız, ülkeniz Yunanistan için de bir kazançtır.

Bunun için sizlerden eğitim meselesine çok önem vermenizi bekliyoruz. Bilhassa, yüksek eğitim ve öğretim çocuğunuza yapacağınız en güzel yatırımdır. Öğrenci yokluğundan kapanan her okulun geleceğimizden sönen bir ışık olduğunu unutmayınız.”

Yunanistan’da en önemli sorunlardan bir tanesi malum buradaki Baş müftülük sorunudur, din adamları sorunudur. Burada atanmış müftünün işi götürme anlayışı ve istemi var. Bunun Lozan’da  yeri yok. Tam aksine seçilmiş müftünün yeri var.

“Biz Biriz, Beraberiz”

“Başbakanla görüşürken de gündeme geldi ki ben burada soydaşlarıma da sesleniyorum. Mesela, Azınlıklar  kavramı içerisinde, burada  Müslüman Azınlık noktasından mı hareket, yoksa Türk Azınlık noktasından mı hareket* Tabi, kendileri orada Pomak, Roman da var dediler. Değerli  arkadaşlar! Bizim ortak paydamız zaten İslâm’dır, Müslüman’dır. Dolayısıyla Türkü ile, Pomağı ile Romanı ile  biz,  biriz, beraberiz. Az önce söyledim. Biz, yaradılanı Yaradan’dan ötürü sevdik. Benim indimde, ha Türk olmuş, ha Roman olmuş, ha Pomak olmuş; ya biz, yaradılanı Yaradan’dan ötürü sevdik mi, bitti iş. Bitti. Bunun aksini kimse iddia edemez. Eğer birileri bunun aksini iddia ediyorsa, kendisini çek etsin, hocalarım burada.”

“Sizlerden Birlik Beraberlik, Kardeşlik ve Dayanışma İçinde Olmanızı İstiyoruz”

“Sevgili kardeşlerim, siyasi krizler, ekonomik krizler, sosyal çalkantılar bölgemizin bir gerçeği. Bunlar en eski çağlardan beri, insanlığın adeta göz bebeği bir coğrafyada yaşamanın bedelidir. Her şey gelip geçtiğinde, geride sadece gönül bağlarımız kalır, inancımız kalır, dilimiz, kültürümüz kalır. Bunlara sahip çıkarsak, daha nice sarsıntıyı, fırtınayı atlatır ve geleceğimize güvenle bakabiliriz. Bunun için sizlerden, şartlar ne olursa olsun benim isteğim şudur: Birlik, beraberlik, kardeşlik ve dayanışma içinde olmanızı istiyoruz. Birbirinize kenetlenmelisiniz. Lozan Antlaşması, her iki ülkede yaşayan azınlıkları ülkemize ve Yunanistan’a emanet etmiştir. Bu emanetleri gözümüz gibi korumalıyız. Biz, sorumluluklarımızın farkındayız, Yunanistan’ın da farkında olduğunu düşünüyoruz. Bizlerin burada bir araya gelmesine vesile olan herkese, özellikle otel sahibi değerli dostumuza huzurlarınızda teşekkür ediyorum. Sizleri sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Kalın sağlıcakla.”

 

Hoteldeki konuşmasından sonra Erdoğan Yunanistan’dan ayrıldı. Bir rüzgar gibi geldi geçti ama Meltem rüzgarlarını andıran rahatlatıcı bir rüzgardı. Atina’da sert, Gümülcine’de daha ılımlıydı. Dünya’nın neresinde olursa olsun soydaşlarının yanında olduğunu bir kez daha göstermiş oldu…

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

0 Yorum

Henüz yorum yok.

Henüz yorum yapılmamış. Yorum Yap!