75 Yıllık Sürgün: Ahıska

Kasım 15, 2019 0 Yorum Analizler , Kafkasya 375 Görüntülenme
75 Yıllık Sürgün: Ahıska

Ahıska bir gül idi gitti
Bir ehli dil idi gitti
Söyleyin Sultan Mahmut’a
İstanbul kilidi gitti…

Şairin deyimiyle İstanbul’un kilidi olan Ahıska bölgesi, bugünkü Ardahan ve hemen sınırın diğer tarafındaki Gürcistan topraklarını kapsıyor. Ahıska ve Ahıskalı Türkler için elem dolu yılların başlangıcı, Osmanlıdan koparıldıktan sonra başladı.

1828 yılında Osmanlı Devleti Ruslara yenilince Çar Hükümeti savaş ganimeti olarak Ahıska’yı aldı. Bunun üzerine Ahıskada yaşayan Müslüman Türklerin bir kısmı Osmanlı topraklarına göç ederken, büyük çoğunluğu vatanlarını terk etmeyerek Rus işgalindeki Ahıska bölgesinde yaşamaya devam ettiler.

Birinci Dünya Savaşının sonuna doğru, Çarlık Rusyası devrildiği zaman Ahıska, yeniden Anadolu’ya kavuşma fırsatını buldu. Fakat Mondros Mütarekesi imzalanarak Osmanlı Ordusunun bölgeden çekilmesi üzerine Ahıska aydınları, 29 Ekim 1918’de Ömer Faik Nemanzade başkanlığında, Ahıska Geçici Hükümetini kurdular. Daha sonra bu hükümet, 30 Kasım 1918’de sonradan adı Canubi Garbi Kafkasya Cumhuriyeti olacak olan Kars İslam Şurasına birleştirildi. Osmanlı Devleti tarafından gizlice desteklenen Canubi Garbi Kafkasya Cumhuriyeti, 13 Nisan 1919 tarihinde İngilizlerin, Karsı işgal etmeleriyle yıkıldı. İngilizlerden sonra bölgeye gelen Ruslarla Ankara Hükümetinin 16 Mart 1921 yaptığı anlaşmayla Ahıska, yeniden Rus işgaline bırakıldı.

Ahıska ve Ahıskalı Türklerin en büyük faciası İkinci Dünya Savaşıyla birlikte başladı.  Savaşın başlamasıyla Sovyet Rusya’sının diğer bölgelerinde olduğu gibi, Ahıska’nın da erkekleri Sovyetler tarafında savaşa katıldılar. Ahıskada kadınlar, çocuklar ve yaşlı insanlar haricinde kimse kalmadı.

14 Kasım 1944 yılının bir kış gecesi erkekleri savaşta olan Ahıska’lı Türkler, Stalin’in emriyle birkaç saat içerisinde hayvan vagonlarına doldurularak Türkistan bozkırlarına sürüldü. Kış günü tıka basa ölüm vagonlarına doldurulan Ahıskalıların yarısından fazlası bir aylık bu yola dayanamayarak yollarda öldüler.

1956 yılında Stalin’in ölümünden sonra Ahıskalılarla birlikte sürülen Çeçenler, İnguşlar, Balkarlar ve diğer halklara geri dönüşe hakkı verildiği halde Ahıska ve Kırım Türklerine bu hak hiçbir zaman verilmedi.

Ancak Ahıskalıların kara günleri daha bitmemişti. 1989 yılında sürgün olarak geldikleri Özbekistan topraklarında, Rusların kışkırtmasıyla Özbekler ile yaşanan gerilimde birçok Ahıskalı Türk hayatını kaybetti. Ahıskalılara yeniden sürgün yolu görülmüştü. Bundan sonra Azerbaycana gelen birçok Ahıskalı Türk, Karabağ başta olmakla farklı bölgelere yerleştirildi. Ancak Ermenilerin Karabağda yaptığı katliamlar sırf Türk oldukları için Ahıskalıları da yan geçmiyordu. Hatta Ermeniler, zaman-zaman Ahıskalılara, Azerbaycan Türklerinden daha fazla vahşet uyguluyorlardı.

Şu an sayıları 500.000 fazla olan Ahıskalı Türkler Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Rusya, Ukrayna ve Amerika’da yaşamaktadır. Her ne kadar 1999 yılında Gürcistan, Avrupa Konseyine üye olurken Ahıskalı Türklerin geri dönüşüyle ilgili yükümlülük almışsa da bugün gelinen noktada sudan sebeplerle Ahıskalıların gelişini engelliyor. Gürcistan hükümeti Ahıskalı Türkleri bölgede yaşamış olan Mesh halkından sayıyor. Mesh halkını da etnik olarak Hıristiyan Gürcü halkından sayarak Ahıskalı Müslüman Türklerin geri dönüşü için nüfuslarında Gürcü adı almaları ve Hıristiyan olarak yazılmalarını şart koşuyor.

Netice olarak 14 Kasım 1944 yılında vatanlarından zorla koparılan Ahıskalı Türklerin 75 yıllık sürgünleri hala devam ediyor…

 

Senan Kazımoğlu

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

0 Yorum

Henüz yorum yok.

Henüz yorum yapılmamış. Yorum Yap!