Arnavutluğun Mirası: Bunkerler

Ocak 29, 2019 0 Yorum Analizler , Balkanlar 499 Görüntülenme
Arnavutluğun Mirası: Bunkerler

Arnavutlar Avrupa’nın en eski milletlerinden biri. Onlar kendilerine Şiptar (Shqip(ë)tar) diyorlar.

II. Dünya Savaşı sırasında Arnavutluk işgal tındaydı. Savaşın sonunda Enver Hoca’nın başını çektiği partizan çeteleri işgal güçlerine karşı mücadele veren gruplar olarak ortaya çıktı.  Savaş bitince Halk Cumhuriyeti kuruldu ve Enver Hoca bu Cumhuriyetin başına geçerek ülkeyi sosyalist bir idare ile yönetmeye başladı.

Yönetimin başına geçer geçmez Arnavutluğun kalkınması ve halkın refahı için önemli çalışmalar başlattı. Eğitim ve sağlık alanlarında kısa sürede çok hızlı gelişmeler kaydedildi.

Komünist dönemde Arnavutluk halkının tamamının, diğer hiçbir Avrupa ülkesi daha bunu başaramamışken, elektrikle tanıştığı iddiası yaygın idi. Tüm bu olumlu katkılarına karşın Hoca, diğer bütün Komünist ülkelerde olduğu gibi, histeriye dönüşen Kapitalizm paranoyasından müzdarip ‘tek adam’ liderliğini oynayıp ve bir süre sonra bu liderlik diktatörlüğe dönüşmüştür.

Enver Hoca Arnavutluğu  yıllarca dünyaya kapalı olarak yönetti. Bunun en büyük göstergesi de 1970 ve 1980’li yıllarda ülkenin işgal edilme ihtimaline karşı “bunker”adı verilen sığınakların yapılışıdır. Bu bunkerlerin duvarlarının kalınlığı 1,3 metreyi buluyor ve sayıları 750 bine ulaşıyor. Kaynaklar diktatorün bu bunkerlerin yapımı için net bir rakam olmasa da milyarlarca dolar harcadığını gösteriyor.

Bunkerler 1990’lar daki savaşlar dışında da hiçbir zaman amaçlandığı şekilde kullanılmadı. Ayrıca demokratik sisteme geçilmesi ile bu bunkerler halk tarafından değişik amaçlarla kullanıldı.

Günümüzde evsizlere barınma alanları, dükkan, kaffe, hayvan barınağı, dövmeci dükkanı v.b olarak kullanılıyor. Bazı bunkerler ise büyüklüğünden dolayı düğün alanı olarak bile kullanılıyor ve bu bunkerlarin kiraları 200-500 dolar asında değişiyor.

Özellikle Tiran’daki müzeye dönüştürülen bunkerlerden BUNK’ART 1 ve BUNK’ART 2.

Komünizm rejimi tarafından “Tesis 0774” olarak adlandırılan bu sığınak, 5 kat ve 106 odadan oluşuyor. Ayrıca bunkerlerin içinde o döneme ait tüm cihaz ve bilgiler mevcut: Zamanın telefonları, faks cihazları, radyoları ve Enver Hoca’nın dairesi, polis istihbaratı ile ilgili bilgiler.

Komünizmden miras olarak kalan bu bunkerler ülke içinde bir polemiği de yarattılar. Bu bunkerler diktatörlüğün ve acıların simgesi olduğu için yıkılmalı mı? yoksa hayatta kalıp tarihe şahitlik mi etmeli…?

 

Alfrida Lila

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

0 Yorum

Henüz yorum yok.

Henüz yorum yapılmamış. Yorum Yap!