Asya’nın İlk Kadın Generali: Kurmancan Datka

Şubat 1, 2018 0 Yorum Bölgeler , Türkistan 1648 Görüntülenme

Kurmancan Datka, Türk, Kırgız, Kokand tarihinin önemli kadın karakterlerinden birisidir. Devrin Buhara, Harezm, Kokand, Kaşkar Hanlıkları, tüm Türkistan halkları ve Rus generalleri Kurmancan’a saygı göstermişlerdir.

Kurmancan 1811 yılında Kırgızistan’ın Oş şehri yakınlarındaki Madı köyünde Munguş kabilesinden Mamıtbay’ın kızı olarak doğdu. Gençliğinde çok zeki olan Kurmancan okuma-yazmanın yanında farklı diller biliyordu. Kurmancan 17 yaşındayken, zengin bir ailenin oğlu Kul Seyit ile evlendirildi.

Bir yıl sonra kocası tarafından terk edildi ve baba evine döndü. Kurmancan’ın yaşadığı bölgede bu tür olaylar kötü  karşılanırdı. Ancak Kurmancan’ın yaptıkları halk tarafından kahramanlık olarak kabul edilmiştir.

“Datka” (General) Ünvanı 

Kokand hanlığı Türkistan’ın Fergana vadisinde Kırgızlar, Özbekler, Tacikler, Kıpçaklar, Sartlar kurduğu ortak bir devletti. Hanlığın kuruluşu ve iktidarında Kırgızların etkisi büyüktü. O yüzden her zaman Kırgız paşalar hanlıkta bulunmaktaydı. Bunlardan birisi de Alımbek idi. Alımbek’in babası Kokand hanlığının önemli paşalarından idi.

Kurmancan’ın askeri ve yönetim başarılarından dolayı 1831 yılında Kokand hanı Madalı tarafından “Datka” (general, paşa, en yüksek asker) unvanını almıştır. Bir taraftan Kırgızların lideri olan Alımbek Datka Kurmancan’ın yaptıklarından haberdar olmuş ve bizzat kendisiyle görüşerek evlenme teklifinde bulunmuştur.

Böylece Kurmancan 1832’de Kokand hanlığının en etkili adamı ile yeni hayatına başlamıştır.

Kurmancan’ın Payitaht’a Gelişi

Kurmancan, eşi Alımbek Datka’nın devlet işlerine her zaman yardımda bulunmuştur ve ailedeki sorunları kendisi halletmiştir. Çünkü Alımbek’in ailesi için devlet işlerini bırakmasını istememiştir. 1842’de Kokand tahtına Nüzüp binbaşı yardımıyla Şeralı han ilan edilmiştir. Şeralı hanı ve atalık (veziriazam) Nüzüp binbaşını kutlamak için Alımbek Datka eşi Kurmancan ile beraber payitahta gelmiştir.

O zamandan beri Kurmancan devlet işlerini gizlice ele almaya başlamıştır. Kendi adamlarını Payitaht’a koyarak kendisi uzak ve dağlık Alay’da siyasi işler ile uğraşmıştır. Ancak Kıpçaklar iftira ederek veziriazam Nüzüp’ü idam ettirmişler ve ondan sonra Şeralın’ı da devirerek yerine 13 yaşındaki Şeralın’ın oğlu Kudayar’ı tahta çıkartmışlar.

Alımbek Datka Oş şehrinde bu darbeye karşı isyan başlatmış. Ancak veziriazam Kıpçak Musulmankul isyan çıkartan Kırgızları mağlup etmiş ve Alımbek’i öldürmek istemiştir.

Fakat Kurmancan’ın Payitaht’ta bulunan adamları haber verince, Kurmancan Alımbek Datka’ya haber göndererek ölümden kurtarmış. Alımbek eşinin bu işi için razı olarak bir kamçı hediye etmiştir. Kurmancan da: “Bu kamçı ortamızda bir iletişim kuralı olsun, eğer kötü bir haber olursa ben bu kamçıyı size gönderirim, o zaman siz de Payıtaht’ı terk ediniz”  demiştir. Böylece defalarca Alımbak Datkay’ı ölümden kurtarmıştır.

1858 senesinde Alımbek Datka Kudayar hanın halka kötü davranmasıyla tahttan indirerek Kudayar’ın kardeşi Mala hanı tahta çıkartmış ve kendisi veziriazam olmuştur. Kurmancan bu olaydan sonra Alımbek yanına gitmeden “siz Payitaht’ta devlet işleri ile ilgilenin, ben Alay taraftaki halk ile ilgilenirim” demiştir.

Alımbek ile Kurmancan’ın 5 oğlu ve 2 kızı oldu. Alimbek’in 1862 yılında bir suikaste kurban gitmesinin ardından, güneydeki Kırgızların başına Kurmancan geçti. Kurmancan çevresine “Batur” denilen savaşçı gençleri toplamaya başladı.

Kısa süre içinde, 10 bin kişiden oluşan bir orduya kumanda eder hale geldi. Böylece Alımbek Datka yerine kendisi geçti. Otoritesini Buhara ve Hokand Hanlıkları’na da kabul ettirdi. Kokand’ta işler karışınca Buhara hanı Seid Muzaffar Kokand’a gelerek tahta tekrar Kudayar’ı çıkartmıştır. Alımbek’i iyi tanıyan Muzaffar Kurmancan ile buluşup, ona “Datka” unvanını vermiştir.  Aslında “Datka” sadece erkeklere verilirdi. Bu unvan Türkistan’da kadınlar arasında ilk olarak Kurmancan’a verilmiştir.

1865 senesinde Kudayar Han, Kırgızlar ile iyi ilişkiler kurmak için Kurmancan Datka’ya ikinci defa “Datka” unvanını vermiştir ve oğulları da devlet işlerine tayin edilmiştir.  Fakat, o dönem Rus İmparatorluğu Türkistan’ı işgal girişimindeydi. 1875’te Rus ordusu Kokand Hanlığını mağlup ederek 1876 senesinde ele geçirmiştir. Kokand Hanlığı Rus İmparatorluğu işgaline uğradıktan sonra sadece Kurmancan Datka idaresindeki Alay bölgesi özgür kalmıştı. 1876-1877 senesinde Kırgızlar Alay’da Rus askerlerine karşı galip gelmiştir.

Ancak silahları güçlü olan Ruslardan kaçarak Kurmancan Datka Doğu Türkistan’a geçmek istemiştir. Ancak o dönemde Doğu Türkistan’da da durum karışıktı. Bu noktada, Kurmancan Datka’nın siyasi yetenekleri ön plana çıktı. Kurmancan büyük Rus birlikleriyle yine savaşa girip halkını kırdırmak yerine, General Skobelev ile bir anlaşma yaparak barış istedi. İki taraf antlaşma imzaladı.

Antlaşmaya göre Kırgızlar ve Kokand halkı Ruslara teslim oluyor. Türkistan halkı fazla vergi ödemeyecek, dini, dili ve kültürüne Rus baskısı olamayacak, Rus İmparatorlunun başka ülkeler ile savaşta Türkistan halkı asker olarak alınmayacak.

Skobelev, Kurmancan Datka’nın aklını değerlendirerek “Alay Çariçesi” unvanını vermiştir. Alay Çariçesi-Kurmancan Datka 1907 yılında ölünceye kadar, tam 30 yıl Güney Kırgız halkının başında kaldı ve önemli şehirleri Ruslara değil kendi oğullarına, torunlarına yönettirdi.

1898’de Fergana’da çıkan büyük isyanda Ruslar isyancıları Sibirya’ya sürgüne gönderiyor ve bir kısmını hapse atıyor. Kurmancan Datka 87 yaşına gelmesine rağmen Taşkent’e Türkistan genel valiliğinin başçısı Verevski ile bizzat buluşup, birkaç insanı sürgünden kurtarmış ve hapisten çıkartmıştır.

Kurmancan Datka hakkında Rus Çarları da haberdar olup, her sene emek parasını çektirmiştir. Kurmancan Datka’da o paraları fakirlere dağıtmış ve giyim fabrikası yaptırmıştır.

Kaynaklara göre Avrupa’dan gelen seyahatçiler Kurmancan Datka ile görüşmek istiyorlardı. Rus generali, (1944 senesinde Finlandiya Cumhurbaşkanı olan Mannergeyim) 1906 tarihinde Kurmancan Datka ile buluşup, birkaç resim çektirmştir.

Kurmancan Datka 1 Şubat 1907’de 96 yaşında vefat etmiştir.

 

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

0 Yorum

Henüz yorum yok.

Henüz yorum yapılmamış. Yorum Yap!