Balkanların Dağı Delen Adamı da dünyaya veda etti…

Şubat 21, 2019 0 Yorum Analizler , Balkanlar , Türkiye 613 Görüntülenme
Balkanların Dağı Delen Adamı da dünyaya veda etti…

Balkanların çileli bir çocuğu Prof. Dr. Kemal Haşim KARPAT daha Amerika’nın Winconsin Eyaletinde hayata veda etti.

1923 de Romanya’nın Babadağ kasabasında doğan Kemal Karpat’ın çocukluğu ve gençliği Romanya’da geçmişti. 1941 yılında Türkiye’ye gelen Karpat, Üniversite Eğitimini Türkiye’de almıştı. 1950 yılında Amerika’nın New York şehrinde akademik çalışmalarına başlamıştı. 20 ülkede 130 makalesi ve 16 kitabı yayınlanmıştır.

Kemal H. Karpat Osmanlı’nın 18. yy’dan 20.yy’a uzanan tarih kesitinde harmanlanmış, Kırım Kıpçak Türkleri ile Anadolu Oğuz Türkleri’nin imbikle süzülmüş kültürel birlikteliğinin ete kemiğe bürünmüş halidir.

Kemal H. Karpat, aynı zamanda savaşların çizdiği siyasi coğrafyaya nüfus coğrafyasının “uydurulması”nın canlı tanığıdır. O yok etme gayretine başka bir yerde var olma ve birlikte yaşama direncini gösteren binlerce Rumeli göçmeninden biridir.

Rumeli göçmenleri, Türkiye’ye geldikleri coğrafyada Türk, Türkiye’de ise bazen maalesef cahilce geldikleri coğrafyadaki devlet isminin milliyetleri şeklinde telaffuz edildi. Bulgar, Arnavut, Makedon, Romen ve hatta Sırp oldular.

Bütün bunlara rağmen yaşamaktaki istekleri ile hayata tutundular. Acılarını içlerine gömdüler, hatta kaderleri olan göçün en acı bölümlerini bile gülerek anlattılar. Çabucak Ankaralı, İstanbullu, Bursalı, Tekirdağlı, Elazığlı oldular.

1923-1941 Kemal H. Karpat’ın yaşadığı dönemde Romanya, bugünkü Moldova’nın tamamı ile Ukrayna’nın Akkerman Kalesi’nin batısı ile Silistre-Varna hattıyla güney Dobruca’da dâhildir. Kemal Karpat’ın Romanya’sı ise güneyi ve kuzeyi ile Dobruca’dır.

Kemal H. Karpat 1923 tarihinde Babadağ’ın Armutlu (Armutlia, Perişor, Turda) köyünde doğdu. Bu köye Babadağ’dan Tulça’ya hareket edince 5-6 km sonra sola dönerek ulaşılıyor. Babadağ’a 16 km’dir. Kuzeyinde Kanber, güneyinde ise Çineli köyleri vardır. Tam ismi Kemal Haşim Ömer’dir. Nüfus kâğıdında “Mehmet Kemal” yazar. Türkiye’de de Karpat soyadını almıştır. İsmini Mustafa Kemal Atatürk’ten aldı. O yıllarda Balkanlarda Mustafa Kemaller doğuyordu. “Dağı Delen Irmak” olmak istedi. “Bazıları herkesin gittiği yolu bırakıp başka yoldan yürümek ister… bazen de inatlaşır dağla; kayaları oyar, dağı delip kendisinin açtığı yoldan türkü söyleyerek akar, gider ve aynı denize dökülür” diye hayatını anlatır.

Kemal,1929 tarihinde Armutlu Köyü ilkokulunda eğitime başladı. En çok huzur bulduğu yer, okulun kütüphanesi oldu. 1934 yılında Armutlu’ya 30 km uzaklıkta vilayet merkezi Tulça’da lise (ilkokuldan hemen sonra yedi yıl) eğitimine başladı. 1935 yılında Tulça lisesinde biri Kemal olmak üzere iki Türk öğrenci vardır. Adı Kemal olmasına rağmen herkes tarafından sadece Türk diye çağrıldı. Türkler okumaya liseye çocuklarını belki göndermiyorlardı ama gelenler de baskı altındaydılar. İşte Kemal Karpat da bu baskılardan birine mahsur kaldı. 1935 yılında “haksızlık yapıldığı ve sınıfta bırakıldığı gerekçesi” ile Tulça lisesinden ayrıldı ve Mecidiye’deki Türkçe-Romence eğitim veren Mecidiye Medresesine geçti. 1941 yılında Türkiye’ye geldi ve İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde hukuk eğitimi aldı. Kemal Karpat’ın üniversite yıllarında tarih alanındaki görüşlerinde en büyük pay alan, fikir hayatının, tarih anlayışının gelişmesinde birinci derecede önemli olan kişi ekonomi tarih profesörü rahmetli Ömer Lütfi Barkan’dır.

Karpat, Batı’da yaşayan ama Doğu’yu çalışan bir akademisyendir. O bugünkü yaşanılanları geçmişle yorumlayabilen bir araştırmacıdır. Konuşmasında daha çok annesinden aldığı Rumeli şivesini korudu.

Büyük Baba dedesi Akkermanlı Hasan Efendi’dir. Kıpçak Türkü’dür. Ukrayna sınırları içinde yer alan Bucak’tandır. Ruslar Akkerman Kalesi’ni 1812’de zapt edince sancaktar Hasan Efendi askerleri ile Tulça’ya kadar çekilmiştir. Baba dedesi Hüseyin Efendi’dir.

Babaannesi Sebila Hanım Babadağ’a çok yakın Çamurlu Köyü’ndendir. Babadağ’ın yerlisidir. Aile büyüğü Hatça (Hatice) Hala’dan dinlediği yakın tarih onu araştırmacı kılmıştır.

Karpat’ın babası Hüseyin oğlu Haşim’dir. 1881 doğumludur. Okumaya meraklıdır. İnançlı insandır. “Din ile ilgilenir, ticaret ile uğraşırdı.” Etrafına göre varlıklıdır. Tarlaları, değirmeni olan ve tüccarlıkta yapan birisiydi. O dönemde kamyonu vardı. Tulça şehir merkezinde de otel ve lokanta sahibiydi. Haşim Ağa’ya göre iki türlü cennet ve cehennem vardır. Birisini Allah yaratmıştır. İkincisi ise insanların dünyada yarattığı cennet ve cehennemdir. Müslümanların vazifesi bu dünyada cennetler yaratmaktır.  Sonra örnek olarak da kumsal ve çorak bir araziyi tımar etti. Bütün bunlara rağmen Haşim Efendi’nin dileği yedi kez ziyaret ettiği Türkiye’ye yerleşmekti. Ama göçmedi. Armutlu’da 1938’de vefat etti.

Annesi Zübeyde Hanım1887 doğumlu Topaloğlulu (Topalova) çevresine örnek, sakin, duygulu ve yardımsever bir kadındı. Rumeli insanı konuşmaz, yapar. Yani bir şeyi şöyle yap demek yerine o işi yapar ve örnek olur. Zübeyde Hanım’ın mizacı da öyleydi. Zübeyde Hanım 87 yaşına kadar çektiği acı ve sıkıntılara rağmen sağlıklı bir şekilde uzun süre Karpat’ın kardeşi Cemal ile Armutlu’da yaşadı. Aile sonra Türkiye’ye göç etti ve Zübeyde Hanım Türkiye’de vefat etti.

Babadağ’da aile büyükleri kendi aralarında Kıpçak lehçesi ile konuşsalar da çocuklarla hep Osmanlı Türkçesi konuşurlardı. Karpat, İkinci Dünya Savaşı’nın hemen öncesinde duyulan Alman askerlerinin ayak sesleri arasında 1941 de Türkiye yolcusu oldu. Kemal Karpat’ın annesi duygu dünyasını, babası ise fikir dünyasını etkiledi.

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

0 Yorum

Henüz yorum yok.

Henüz yorum yapılmamış. Yorum Yap!