BİR YALNIZ KURT HİKÂYESİ-Koca Kurt 

Nisan 12, 2020 0 Yorum Analizler , Türkistan 46 Görüntülenme
BİR YALNIZ KURT HİKÂYESİ-Koca Kurt 

Dertli Yalnız Kurt konuşurken kurtarma peşinde milletini. Tütünden kurtarmak lazım. Hayvancılığa adam gibi yönelmemiz lazım. Hayvancılığın para ettiğini köylü fark etmeli. Pirincimiz çok meşhurdur ama elimizden kapıp götürüyorlar. Türk’ün malı Türk’e gitmeli götüren Türk olmalı… Heyecanı var, gözleri buğulu…

Türk bayrakları var evlerin sundurmalarında, caminin minaresinde. Türk bayrakları bir sevinç veriyor içimizde. Anadolu’da marifet değil bayrağı balkonuna asmak. Onu bile marifet saydık. İşte buraya yörüyen Türklerin, Yörüklerin diyarına asacaksın. Asıyorlar. Korkusuzca.

Yiğit insanları kahpelikler bitirir.

Her yerde. Balkanlara medeniyet getirmeye çalışan asalaklar. Buralardan evinize Türkçe götürseniz. Antreniz, hayat olsa; mutfağınız, aş(h)ane; balkonunuz, sundurma; tuvaletiniz, ayakyolu… Ah bu medeniyet.

Senin gibi görünüp de senden olmayanlar bitirir.

Balkandan göçen kaçınızın Afrika’ya kurban yardımı yaparken şu Balkanın insanı aklınıza geldi.

Masa başı kahramanları, arka mahalle dedikoducularının elinde kalan, yalan ve talanla yol alanların masasında meze Yörük kardeşim, yelelerin dökülse de sen kurtsun. Kendi ayaklarında durursun.

İştip’in köylerinde bu hislerle ilerliyoruz. Yolumuza bir koyun sürüsü çıkıyor. İçine gömülen gözleri ışıl ışıl ihtiyar delikanlı Yaşar amca selamımızı alıyor. Derin bir sohbet. Türkistan bozkırında yalnız kalan balbal taşları, talan edilen Karakurum gibi yalnızlığa terkedilen mezar taşları arasında konuşuyoruz.

Ankara’dan geldiğimizi söyleyince sopaya dayanmayı bırakıyor. Mavi gözleri çakmak çakmak birazda kamburunu düzeltiyor. “Ankara’ya selamlar” diyor.

Koca Kurt bir tekerleme gibi sıralıyor. Buralardan çok giden oldu. Ama biz burada nöbette. Ne nöbeti? Var olmak için nöbet gerekir be yiğit beyim. Biz sizi Türkçe işitiriz. Ne zaman anavatanımız iyi mutlu oluruz. Ne zaman kötü üzülürüz.

Kültürümüzün kaynağına yolculuğumuzda Koca Kurt Yaşar Amcaya veda ettiğimizde aklımızda kalan kurt kelimesi oldu. Kurtuluş, kurtulmak, kurtarmak, kurtul… Hepsi Ergenekon’dan çıkışı hatırlatıyor. Hepsi yüz kurtu, börteçeneyi hatırlatıyor.

Buralarda “kurtuluş” Türkçe’de. Türkçe biterse Yörüklük biter. Türkçe eğitim önemli. Bulgaristan’da eski rejim döneminde Türkçenin köylü dili olduğunu Türk çocuklarına, ailelerine anlatan ve gelişmek, kalkınmak için Bulgarca konuşmak gerektiğini söyleyip uygulayanların ardılları buradaki Yörük okullarında Makedonca eğitim peşindeler.

Buralarda “kurtulmak” tarımda. Toprağı işleyeceksin. Hayvancılığı geliştireceksin. Kooperatifleştireceksin. Malı değerinde satacaksın. Bunun için önce ve yeniden Koca Kurt’un ağzından Koca Balkan’a bir mefkûre yazmak lazım.

Buralarda “kurtarmak” kendinin “kurtul”ması ile olur. Buraların insanı çalışkandır. İçkiyi uzaklaştırmanın yoluna bakmak lazım.

Ankara’dan selamlar diyemesek de Ankara’ya selamlar diyeceğiz Koca Kurt…

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

0 Yorum

Henüz yorum yok.

Henüz yorum yapılmamış. Yorum Yap!