Buhara – Yedi Pir-i Mürşitler Mekânı

Haziran 28, 2019 0 Yorum Türkistan 66 Görüntülenme
Buhara – Yedi Pir-i Mürşitler Mekânı

Buhara – teberrük zemin.  Çok eskiden çeşitli ticaret yolları ve medeniyetlerin kesiştiği coğrafyada yerleşen bu tarihi mekanın çekiciliği, güzelliği beşeriyeti her zaman kendine çekmiştir.

Buhara’ya her yıl dünyanın farklı noktasından binlerce seyyah gelmektedir.  Onlar bu Şerif zeminde tarihle yüz yüze gelmekte, insanlığın yüzyıllardır yaşayan kültür ve değerlerine şahit olmaktadır. İslam dini öncüleri, âlimleri, aziz evliyaları geçmiş toprakları, ellerinin izi kalmış camii ve minareleri ve ruhları gezen meskenleri ziyaret etmeye gayret göstermektedirler.

Dünya halklarının dikkatinin gün geçtikçe arttığı kadim Buhara’da turizm endüstrisinin geliştirilmesi için büyük imkânların mevcut olduğunun delaletidir.

Cumhurbaşkanı Şevket Mirzoyev’in 2018 yıl 16 Şubat Buhara’ya teşrifi esnasında beşeriyet temeddünü beşiklerinden olmuş bu zeminde pek çok büyük alimler, dini ve dünyevi ilim sahipleri yaşadığı ve faaliyet gösterdiğini söyleyerek, onlar abadi konum bulduğu meskenleri yine de bakımlı olması ve bu yerlere gelen ziyaretçilere tüm gereken hizmetleri gösterilmesi için tüm yetkililere vazifeler yüklemiştir.

Kaynaklarda Yedi Pir-i Kamil r Hz. Muhammed’den başlayan ’”Altın Silsile’’nin devamcıları sıfatıyla itiraf edilmiştir. Onlar kalbi nefis ve hırstan temiz tutmaya, helal çalışarak yaşamaya, Allah’ı can-ı gönülden sevmeye çağırmışlardır. Bu aziz evliyaların eserleri, yaptığı işler insanlığa ışık tutmuş, din ve diyanet, adab ve ahlak, iyi niyet ve emelden öğüt vermeye devam etmektedir.

Günümüzde Yedi Pir i Mürşit’in münevver makamlarını daha da görkemli olması yolunda işler devam etmektedir. Türbelere bakım ve yenileme çalışmaları yapılmakta, çevresine yeşillikler, vilayetin iklimine uygun yeni ağaçlar ve çiçekler dikilmektedir. Ziyaretçiler için bu hudutta otel-misafirhaneler, çayhaneler, alışveriş mecmuaları ve otoparklar inşa edilmektedir. Ziyaretgâhları bir biriyle bağlayan yollarda da yeniden bakım onarım işleri yapılmaktadır.

Bu günlerde Buhara’daki mukaddes makamlara Hindistan, Malezya, Endonezya, Türkiye,  Suudi Arabistan’ı, İran ve Orta Asya ülkelerinden ziyaretçiler teşrif etmektedir. Onlar yüzyıllar öncesinden ‘’Kubbet-ul  İslam’’ – ‘’İslam dininin kubbesi’’ diye itiraf edilen bu mübarek meskende bugünde de dini talim müesseseleri aktif faaliyet etmesi, Müslüman ahlak ve medeniyetinin gelişmesine dikkat  verilmesinden memnun olumaktadır.

Abdülhalik Gijduvani

Hoca Abdülhalik Gijduvani  ziyaretgâhı gece gündüz misafirlerle dolu. Yedi Pir’in en büyüğü, Hocegân tarikatının kurucusu olan bu kişi dünya Müslümanları tarafından ‘’Hoca i Cihan’’ diye şereflenmiş.

Hoca Abdülhalik Gijduvani’ye ecdadın muhabbeti güçlü olmuştur. Özellikle, marifet hamisi hükümdar Sultan Uluğ Bey onun şerefine medrese, kütüphane ve hamam inşa ettirmiştir. Maalesef, sabık Sovyetler devrinde tahrip edilmiş, medrese kimyasal tarım ilacı deposu olarak kullanılmıştır. Bağımsızlıktan sonra bu tahriplere son verildi ve mesken görkemli haline kavuştu.

Özbekistan Cumhurbaşkanı Şavkat Mirziyoyev’in 1Temmuz 2017 yılında  ‘’Abdülhalik Gijduvani tevellüdünün 915 yılını ve Bahauddin Nakşibend tevellüdünün 700 yılını kutlamalarına hazırlık ve kutlamaları yapmak hakkında’’ fermanı bu sahadaki işleri yine de canlandırmıştır.

Şafirkan ilçesinde yer alan ikinci Pir i Mürşit – Hoca Muhammed Arif Revgari ziyaretgâhında da inşaat-tadilat işleri yürütülmektedir. Yaklaşık 5 hektar alanda çeşitli meyveli ve dekoratif ağaçlardan müteşekkil bahçe, gül bahçesi, camii, şadırvan, minare ve müze yapılmaktadır. Buradaki her bina milli ve modern mimari gelenekleri esas alınarak ziyaretçilere her türlü kolaylıklar sağlayacak şekilde inşa edilmektedir.

 Mahmud İncir Fağnavi

Vabkent ilçesi Ancirbağ (İncirbağ) koyunda üçüncü Pir i Mürşit – Hoca Mahmud İncir Fağnavi ziyaretgâhı ve türbesi yerleşmiştir.

Ömur boyunca helal çalışarak hayatını sürdüren Hoca Mahmud  kemalata ermiş, keramet sahibi kişi idi. Dahbedi Hazretlerinin ‘’Makamat i Hoca Abdulhalik Gijduvani’’ kitabinde nakil edilir ki, Hoca Mahmud İncir Fağnavi her seferinde ‘’Ya Rabbi’’ dediğinde Hak Teâlâ’dan ‘’Lebbey, ya abdi’’ cevabını duymuştur.

 Ali Ramitani

Dördüncü Pir-i Mürşit – Hocegân-Nakşibendiye tarikatı büyük vekili Hoca Ali Ramitani türbesi Buhara’nın Ramitan ilçesi Kurgan köyündedir. Halk arasında Hoca i Azizan ismini almıştır. O hazretin ‘’Risale i Azizan’’ kitabı birkaç dile çevrilmiş ve dünyaya yayılmlştır.

Yedi Pir Mürşit’in tüm ziyaret mekanlarında olduğu gibi burada da türbe ve çevresinde geniş tadilat ve restorasyon çalışmaları devam etmektedir. Usta Muzaffer Mirzayev’in sözüne göre burada üç kubbeli kapı, türbe, minare, havuz, adak yeri ve başka imaretlerle birlikte ipek dokumacılığı ve ipek halı ustaları için çalışma imkanı sağlayacak atölyeler inşaatı da yapılmaktadır.

Ziyaretçiler için de her türlü kolaylıklar düşünülmüş, yeni otel inşaatı başlamıştır. Bu işler bitince ziyaretçi sayısının keskin artışı beklenlenmektedir, çünkü türbenin bulunduğu yer Kurgan köyü bin yıllık tarihe sahip olup burada Fransalı uzmanlarla birlikte arkeoloji kazı çalışması yapılmaktadır.

Muhammed Baba i Semasi

Ramitan ilçesinin Semas köyüne doğru yürüdüğünüzde  yine bir tarihi mecmua önünüze çıkacaktır. Burada manevi kemalat timsali olmuş bir zat, beşinci Pir i Mürşit – Muhammed Baba i Semasi türbes bulunmaktadır.

Halk bu evliyayı geleceği önceden görebilmiş diye bilmektedir. “O zat birkaç müridiyle Buhara yakınındaki bir köydan geçerken “Bu topraktan bir er kokusu gelir’’ diyerek Bahaeddin Nakşibend Hazretlerinin dünyaya geleceğini beşaret etmiştir’’ diye rivayet edilir.

Seyyid Emir Kulal

Kagan ilçesinde ise yer almış altıncı Pir i Mürşit – Seyyid Emir Kulal türbesidir. Görkemli kubbe ziyaretçilrin ilgisini çekmesiyle birlikte türbe etrafındaki milli üsluptaki inşaat ve türlü meyveli ağaçlar dikilmiş bahçesi dikkati çekmektedir.

 Bahauddin Nakşibend Hazretleri

Mezkur ilçede yine bir nurefşan güşe, Kasr i Arifan köyündeki yedinci Pir i Mürşit – Hoca Bahauddin Nakşibend Hazretleri ziyaretgâhı ve türbesidir. Nakşibendiye talimatı zemininde milleti, din ve diline bakmaksızın, insanı aziz görmek, insanlar arasına şefkat ve mürüvvet tohumunu serpme anlayışı bulunmaktadır.

 

Yazar: Jahongir Aşurov

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

0 Yorum

Henüz yorum yok.

Henüz yorum yapılmamış. Yorum Yap!