Cihanın Yarısı… İsfahan

Ocak 7, 2018 0 Yorum Analizler , Dünya 930 Görüntülenme

Geçmişten günümüze dünyanın yarısı ve dünyanın süsü olarak nitelendirilen İsfahan, Hz. Ömer (r.a.) devrinde 644 (veya 642) yılında fethedilmişti.

Bu güzel şehir Büyük Selçukluların başkenti, Harzemşahların, Timurluların ve Safevilerin gözdesiydi. Şehrin etrafı atla bir günde dolaşılabilirdi. Tarihçilerin ve seyyahların dilinde idi. Hem “nısf-ı cihan”, hem “nakş-ı cihan” ve hem de “yüz kapılı şehir” di.

Günümüzde de İran’ın önemli kültür merkezlerinden olan İsfahan’a XVII. yüzyılda şehri gezen Fransız seyyah Mathurin Régnier “Cihanın Yarısı” (Nısf-ı Cihan) demiştir. Regnier özellikle “Meydan-ı Nakş-ı Cihan” a hayran kalmıştır. Bu ifade o günden bu yana İsfahan’ın sloganı olmuştur.

İsfahan, Büyük Selçuklular öncesinde kervancılara konaklama ve pazar olanakları sağlayan ticaret şehri idi. Şehir, XI. yüzyılda Büyük Selçuklu Devleti’nin başkenti olmasıyla birlikte tarih sahnesine öyle bir çıktı ki, o günden bu yana önemli bir dünya şehri olma özelliğini hep korumuştur. Bu güçlü devletin ve Onun büyük Sultanlarının sağladığı destek sayesinde birçok bilim adamı, düşünür, sanatçı ve tüccar İsfahan’da bir araya gelmişler. Şehri siyasal başkent olmanın ötesinde her konuda imrenilecek ilim ve kültür merkezi haline getirmişlerdir. Bu kişiler arasında özellikle Ömer Hayyam ön plana çıkmaktadır.

Ömer Hayyam Bilim İnsanıdır

Devletin ileri görüşlü baş veziri Nizam-ül-Mülk ile Ömer Hayyam, Sultan Alpaslan’ın cenaze töreninde tanışmışlardır. Bu buluşma sonrasında başkent İsfahan’a davet edilmiştir. Bu durum  bilim adamının yaşamında dönüm noktası olur. Günümüzde Ömer Hayyam ne yazık ki daha çok hicivleri ile tanınır. Ancak O, en verimli çağını İsfahan’da yaşarken, asıl çalışmalarını matematik, astronomi, tıp ve felsefe alanlarında yapmıştır. Örneğin İran’da hâlâ kullanılan Şemsi Hicri Takvim, Ömer Hayyam tarafından tasarlanıp, Selçuklu Sultanı Melikşah’a sunulan Celali Takvim esas alınarak hazırlanmıştır. Hicreti yani miladi 622 yılını başlangıç olarak kabul eden bu takvimde yıl uzunluğu batı ülkelerinde olduğu gibi dünyanın güneş etrafında yaptığı bir turu esas alır. Astronomi bilimine birçok katkıda bulunan Hayyam, döneminin en büyük rasathanelerinden birini İsfahan’da kurmuştur.

İsfahan’da Büyük Selçuklu Eserleri

Günümüzde İsfahan’da eski şehri oluşturan mahalleler Sultan Melikşah ve onun baş veziri Nizam-ül-Mülk tarafından imar edilmiştir. Bu devirden bize ulaşan en önemli yapı eşsiz mimarisi ile Ulu Cami’dir.

Büyük Selçuklu Devletinin bu güzel başkenti 1387 yılında Emir Timur’un egemenliğine geçmiştir. Başkent özelliğini kaybeden İsfahan her alanda gerileme dönemine girmiş ve bu durum XVII. yy başlarına kadar devam etmiştir.

XVII. yy da Safevi Devletinin başkenti Şah Abbas (Büyük Abbas) tarafından İsfahan’a taşınmıştır. Yeniden başkent yapılan kent, günümüzdeki ününü özellikle bu devirde yapılan yapılara borçludur. Tüm dünyaya karşı bir gövde gösterisi yapar nitelikte, eski Büyük Selçuklu şehir merkezinin yanı başında, Zayende Nehri’nin iki yakasında yeni şehir ve onu süsleyen anıtlar imar edilmiştir. Bu anıtlar arasında Meydan-ı Nakş-ı Cihan (yeni adıyla İmam Meydanı) UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alıyor.

Safevi Henedanlığı sonrasında, Türk Kaçar Hanedanı döneminde başkent İsfahan’dan Tahran’a taşınmıştır. Şehirin yine de İran’ın önemli kentleri arasında yer almakla birlikte önemi azalmıştır.

 

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

0 Yorum

Henüz yorum yok.

Henüz yorum yapılmamış. Yorum Yap!