Dağlık Karabağ ve Kırgızistan Üzerine

Ekim 21, 2020 0 Yorum Analizler , Kafkasya , Türkistan 39 Görüntülenme
Dağlık Karabağ ve Kırgızistan Üzerine

Türk Dünyası’nın gündeminde Dağlık Karabağ’ın Kurtarılması ve Kırgızistan’daki Halk Hareketlenmeleri var ve doğru yorumlayabilirsek Pandora’nın kutusunda kilitli kalmış umudu ortaya çıkarmak için birer fırsata sahibiz.

Uluslar davaları var oldukça yaşar ve var olmak için davalarına sımsıkı sarılırlar.

Ermeniler kendi ülkelerini Doğu Ermenistan görürken Batı Ermenistan’ı işgal altında görürler. Onlar için Batı Ermenistan, Van ve Ağrı Dağıyla asıl kutsal yerleridir ve eski Cumhurbaşkanları Sarkisyan’ın ifadesiyle kendi nesli Karabağı almış ve gelecek nesillere bu kutsal yerleri ve Batı Ermenistanı almayı hedef göstermiştir. Bu davaları onlara milli bir haz verir ve bunun için gerekli milli mücadeleyi sürdürürler. Bunlar Hayaldir ve şairin ifade ettiği gibi hayal her insanda olan bir haldir.

Bunun yanı sıra Türk Milletinin hayallerinin olması da en doğal olanıdır. Dağlık Karabağ bizim işgal edilmiş davamızdır ve bu dava sadece Dağlık Karabağın alınması değil, orada muasır bir Türk medeniyetinin kurulması davasıdır. Bizim için kıymeti Kıbrıs gibi, Kerkük gibi, Şehr-i Türkistan gibi, Turan gibidir. Biz bu ülküye Azerbaycan ile kardeş olduğumuz için,  Türkiye olduğumuz için ve bir gün birleşeceğimize inandığımızdan ötürü sahip çıkarız. Bizim ülkümüz koşulsuz şartsız Dağlık Karabağ’ın tamamının istiklale erişmesidir. Bizim ülkümüz Ermenilerin sınırlarla araya koymaya çalıştıkları ayrışmayı Turan ile bitirmektir. Bugün biz dâhil Türkiye’de asılan Azerbaycan bayrakları bu davanın toplum nezdinde ne kadar sahip çıkıldığının göstergesi.

Bu iki davanın çarpışması ve hayat mücadelesi vermesi en doğal olanıdır. Milli bilinci yüksek, davalaşmış bir savaş iki taraftan biri güçten kesilinceye veya direnci kırılıncaya kadar devam eder. Bugün görüyoruz ki Ermenistan tarafı güçten kesilmektedir. Onu yaşatmaya çalışan ise karşıt davalarla birbirine silah doğrultmuş toplumların savaşından kendilerine çıkar sağlamaya uğraşan ülkelerdir. Aslında Ermenilere bu saplantılı davaları bu ülkeler bahşetmişti. Şimdi ise özlerine dönmeleri ve Moltke’nin seyahatnamesinde belirttiği üzere yeniden bu milletin bir parçası olmaları gerekiyor.

Dağlık Karabağ’daki kısmi zaferin sahipleri Türk Milletinin kalbinde taht kurmuş Rahmetli Ebulfez Elçibey’in( ki bugün yapılan müdahalelerin dayandırıldığı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin işgal altındaki Azerbaycan topraklarından Ermenilerin çıkarılması istenen 822 numaralı ilk tasarı onun döneminde 23 Nisan 1993 günü çıkarılmıştı) ve Dağlık Karabağ’ın geri alınmasını dava olarak görenlerindir. Bugün Türkiye’de topyekûn bir davaya sahip çıkma durumu var. Bu öncelikle bugünkü iktidarın politik anlamda koşulsuz Azerbaycan’ı desteklemesinin doğal sonucudur. Bugün, Türk Milleti var gücüyle Karabağ Davasına sahip çıkmaktadır.

Gel gelelim bir diğer umuda, Kırgızistan’a. Kırgızistan Türk Devletleri içinde halkın dinamik olduğu gerektiğinde yöneticilerini devirebilen güçlü bir demokrasi. Umut ederim herhangi bir vesayetin altına girmeksizin yalnız Kırgız halkının çıkarları doğrultusunda hareket edecek bir meclise sahip olurlar. Mafyanın, uluslararası örgütlenmelerin, çıkarcıların olmadığı, Kırgız Milliyetçilerinin olduğu, Devlet çıkarlarını üstün tutan bir Meclis. Özbeklerle aynı kanı taşıdığının farkında bir Meclis. Yine umut ederim ki Sovyet Rusya’dan kalma köhnemiş yapıları, örgütlenmeleri ve kişileri Kırgız Milletinin çıkarlarına uygun olan yenileriyle değiştirebilirler.

Ek: Gence’de alçakça saldırıya uğrayan milletimin başı sağ olsun. Cevabımız Fuzuli’de, Cebrail’de, Dağlık Karabağ’ın her bir köşesinde ağlayarak Dünyaya gelecek olan balaların büyüdüklerinde söyleyecekleri şen şakrak Türküleri olacaktır. Kalleşlik Milletimize yakışmaz.

 

Oğuzhan Uluyurt

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

0 Yorum

Henüz yorum yok.

Henüz yorum yapılmamış. Yorum Yap!