Gagauz Literatürüne bir eser daha “Seçma Yaratmalar”

Aralık 30, 2018 0 Yorum Balkanlar , Kitap 515 Görüntülenme
Gagauz Literatürüne bir eser daha “Seçma Yaratmalar”

Allahım, isterim olsun devletim, yaşasın yıllarda milletim, olsun ana dilim…

Todur Zanet üretken bir yazıcı. Şiirler, makaleler, tiyatro eserleri üreten biri. Elimde TİKA’nın desteği ile çıkan “Seçma Yaratmalar” kitabı var. Kişinev (Kışlaev) Pontos Yayınevi tarafından 2018 yılında yayımlanan kitabı bir çırpıda okudum. Heyecanlandım. Kendini Türk hissedenlerin mutlaka kendinden bir şey bulduğu bir eser.

“Gagauz derdi” olan Zanet’in bu eseri daha önce yayımlanan yazıların derlendiği bir kitap. 21 bölümden oluşuyor. Ben Gagauzların güzel günlerini Balçık ve civarında kurdukları kendi devletlerinin olduğu dönem, 1931-1943 yılları arasında Türkiye ile bağlarının kuvvetlendiği dönem ve 1990 yılından sonraki Özerk yönetim dönem olarak görüyorum. Bu özerk dönemi “canı ile yazanlar” bir de “canına okuyanlar” var. Gagauz Özerk yönetimini canı ile yazanlardan biri Anasözü Gazetesinin de sahibi olan Todur Zanet’tir.

Tarih sahnesinde hep olan Gagauzlar varlıklarını korumaya çalışmakta. Varlıklarının devamını da anadillerinin yaşamasına bağlamaktalar. Gagauzların milli varlıklarının devamının Gagauzcanın etrafında milletin birleşmesi ile olacağına biz de inanıyoruz. Kitabı değerlendirirken Zanet “kitaptaki her bir sözün arakasında ataların yürekleri duyulur. Adımları duyulur. Soluğu eser. Ruh varlığı parlar” diyor. Varlık mücadelesinde kendisine karşı olanlar veya onunla uğraşanları “bende düşman yok. Var sade köpekler paçalarımızdan tutan. En zor bu dünyada Adam olmaya ve insan kalmaya” diye değerlendiriyor.

Zanet, Madalyasız adam neden mi? Kendisinden alalım cevabı. Yalnızlığına sitemi geliyor onu da “isterseniz iktidarda olanlar sizi övsün, size ödüller versinler size, yaltıklanın hem kul olun onlara” şeklinde ifade ediyor. Devamında ise halkın sizi sevmesini istiyorsanız ona hizmet edin şeklinde bağlıyor. Zanet, “din adamlarına Ayboba Mihail ÇAKIR’ın tespitlerine uygun mücadele etmelerinin gerektiğini, Gagauz Öğreticiler (öğretmenler) doğru Gagauzca laf söylemezlerse, uşaklarda doğru Gagauzcayı öğrenemeyeceklerini, üniversitede Rusça değil Gagauz dilini öğretmeli” der.

Kitabının uzun bir bölümünü açlık ve soykırımlarına ayırır. 2. Dünya Savaşında Gagauzları Rus Rejiminin 1940-41, 1944, 1946-47, 1949 yıllarında açlığa dolayısıyla soykırıma mahkum ettiğini ifade eder. Mücadele insanları Gagauzya’da da birer birer tarih sayfasında iyi kötü yerlerini alıyorlar. Ama yazarı Gagauzya’da son dört yılda devletin kilit yerlerini başkanlığa, ispolkoma (yürütme kuruluna), türlü direktiyalara (müdürlüklere) ve diğer yerlerin başına Bulgarlar getirilmesi ve yerleştirilmesi ile buna karşı susarak aldatılan Gagauzların görevden savuşturulmasından endişe duymakta.

En büyük meselenin de bu olduğunu ve zamanla bunun “Gagauzların önce dillerini kaybedeceklerini, sonra otonomisi kaybedeceği neticede de “bulgar-gagauz avtonomiyasına” Gagauz halkını hazırladıklarını ifade etmekte.

Gagauzlar için bulunmaz kaynaklardan biri olarak “Seçma Yaratmalar” kitabı mutlaka her Gagauzun ulaşabileceği yerde olmalı….

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

0 Yorum

Henüz yorum yok.

Henüz yorum yapılmamış. Yorum Yap!