Gagauz Yeri’nde Dil Sorunu

Mayıs 31, 2018 0 Yorum Analizler , Balkanlar 933 Görüntülenme
Gagauz Yeri’nde Dil Sorunu

Gagauz Türkçesi, 2010 yılında UNESCO tarafından “kaybolmaya yüz tutmuş” diller listesine dahil edildi. Üzücü… Üzücü ki ne üzücü… Sebebi çok basit: Rusça her yerde hakim konumda. Okullar, devlet daireleri, hastaneler, kilise, yapılan işler…

19 Ağustos 1990 yılında Cumhuriyet kuran Gagauzlar, aman kan dökülmesin, gelin şu işi barış içinde halledelim diye diye cumhuriyet sevdalarından vazgeçip ‘özerk bölge’ olma konusunda ikna oldular. Gagauzlara, kendi benliğini, kültürünü, dilini korumak için Moldova Cumhuriyeti içerisinde özerklik tanınıyordu. Bunu kolaylaştırmaları için de ‘anadilde eğitim hakkı’ da tanınmıştı. 1994 yılından bu yana Gagauz Türkçesinde eğitime başlamak için girişimler olduysa da bu girişimler kağıt üstünde kalıp toplantı salonları dışına pek çıkmadı.

Bir halk köklü tarihi ve iyi muhafaza edilmiş kültürü ve dili ile ancak ayakta kalabilir, aksi halde yok olmaya mahkûmdur. Nitekim Moldova’nın güneyinde yaşayan Gagauzlar da bugünlere, muhafaza ettikleri dilleri ve yaşattıkları kültürleri sayesinde gelmişlerdir. Ne var ki 20. asırda yaşanan gelişmeler, dünyanın her yerinde olduğu gibi Gagauzların yaşadığı bölgeyi de etkisi altına almıştır. Şehirleşme, küreselleşme, ekonomik sıkıntılar… derken gelinen son nokta: anneler Türkiye’de, babalar Moskova’da, çocuklar kendi başına. Okullarda eğitim dili Rusça, Halk Topluşu toplantıları Rusça, Kilise dili neredeyse tamamı Rusça, basın-yayın Rusça (bugün tamamen Gagauzca çıkan ancak iki gazete mevcut), devlet desteği ile basılan kitaplar Rusça.

Ne yapmalı?

Biz halk olarak ne yapmalıyız? Halkın üzerine düşen – Gagauz Dilinde eğitim görmenin sıkıntı doğuracağı yalanından artık korkmamaktır, çünkü çoğu Rus yanlısı politika izleyen idarecilerimiz hep “Anneler-babalar Gagauz Dilinde eğitim verilmesine karşılar” diyerek bu konuyu geçiştiriyorlar.

Bir başka yapılması gereken ise özellikle şehirlerde yaşayan Gagauzların çocuklarıyla anadillerinde konuşmaları gerekiyor. Geçenlerde yaşadığım bir olayı burada anlatmak istiyorum. Çalıştığım işyerinde öğle tatilinde bir İnternet sitesinde Gagauz Yerindeki bir yayın kuruluşunun Beşalma Köyü hakkında çektiği belgeseli açtım. Belgeseli izlemeye başlayınca Türkçe bilen Ukrayna asıllı bir iş arkadaşım şu soruyu sordu: “Sunucu Rus mu?” “Hayır değil” diye cevap verdim. Sonraki ifadesi çok düşündürücü: “Sanki bir Rus’a Türkçe öğretmişler, o da tam öğrenememiş. Öyle bir aksanlı konuşuyor ki”. Aklıma hemen uzun yıllar önce duyduğum bir söz geldi: GagaRusça. Gerçekten de şehirli Gagauz gençleri Gagauzca konuşmaya çalıştıklarında GagaRusça oluyor, bu tabi ki onların suçu değildir, ama acıklı durum ortada.

Gagauz Yerine giderseniz şunu görürsünüz: orta yaştaki ve üstü insanlar ile Anadolu Türkçesini kullanarak çok kolay anlaşırsınız, gençler ile hiç anlaşamazsınız. Gençler neyi sever? Moda olan şeyleri sever. Bugün memleketimde Rusça konuşmak bir modadır. Rusça değil, Gagauzca olmalı. Buna yaz kamplarının, yaz okullarının Gagauzca yapılmasından başlanabilir. Çizgi filmlerin ve gençlerin ilgisini çekecek dizi/film gibi eğlence programlarının Gagauzca dublajları Gagauz Radyo Televizyon çalışanları tarafından yapılmaya başlandı, bu çalışmalar genişletilmeli, devlet tarafından daha fazla desteklenmeli.

Toplumu birleştiren ve ayakta tutan önemli unsurlar din, dil ve kültürdür. Gagauzlar bilindiği üzere Ortodoks Hıristiyan dinine mensup. Ortodoksluk doğası itibariyle Katoliklikten farklı olarak ırkçılık içeriyor. Dolayısıyla yakın gelecekte Moskova Patrikliği ile anlaşarak Gagauzlara dini özerklik verilmesi sağlanmalı.

Gagauzlar için dini özerklik

Dini özerkliğin anlamı şu: Gagauz cemaati din merkezi olarak hala Moskova’yı tanıyacak, ancak bölgedeki kiliselerde yapılan ayinler, basılan dini kitaplar Gagauzca olacak. Bu konuda çabalar var, ancak Gagauz Yerinde bu fikri destekleyen din görevlileri çok az.

Kilisede, sokakta ve ev içinde konuşulan dil Gagauzca olursa dil ölmez. Ölmez ama gelişmez de. Bugün, Türkiye’nin teknik desteği ile kurulan Gagauz Radyo Televizyon kuruluşunun yaptığı Gagauz Türkçesindeki programlar halk tarafından yoğun eleştiriye maruz kalmaktadır çünkü çoğu zaman ekrandan konuşulan dil anlaşılmamaktadır. Sıkıntı, sunucular temiz Gagauzca kullanmaya çabaladıkları için, eksik olan kelimeleri Türkiye Türkçesinden takviye etmelerinden kaynaklandığı söyleniyor.

Okullardaki Gagauz dili ders saatleri haftalık dört saat. Bu saatler yetersiz kalıyor ve sokakta konuşulan dil ile ekran ve gazetelerdeki dil arasında uçurum oluşuyor. Çözüm olarak aydınların çoğu eğitim sisteminin Gagauzcaya geçilmesini öneriyor, zaten bu hak, yukarıda da bahsedildiği gibi, 1994 yılında siyasi özerklik ile birlikte kazanılmış idi. Ancak yetersiz kadro ve materyal bahane edilerek okullarda halen Rusça eğitim yapılmaktadır.

STK’lar Gagauzcaya ağırlık vermeli

Önemli görev Sivil Toplum Kuruluşlarında da düşmektedir. Bölgedeki STK’lar yürüttükleri faaliyetler ve projelerinde Gagauzcaya ağırlık vermeli. Bunun somut örnekleri mevcut. Mesela bir STK’nın girişimi ile Gagauzcada birkaç din kitabı basıldı, çeşitli şiir ve masal yarışmaları düzenlenmekte. Bunlar yukarıda sözü geçen yaz okulları ve yaz kampları gibi faaliyetler ile çeşitlendirilebilinir.

Sonuç olarak bütün bunlar yapılabilir, yeter ki irade ve istek olsun. Para değil, irade ve istek. Çünkü bölgeye yardım olarak gelen paranın az bir kısmı bile amacına uygun olarak kullanılsa Gagauz Yerinde ne altyapı sorunu kalır ne de dil sorunu kalır.

Ne var ki 15 Mayıs 2018 tarihinde Gagauz Yeri Halk Topluşu (meclis) “Gagauz Türkçesinin Kullanım Alanının Genişletilmesi Hk.” Kanun tasarını birinci oturumda 24 evet oyla kabul etti (toplam 35 vekil görev yapmaktadır Halk Topluşunda). Üç vekil tarafından meclise getirilen bu kanun tasarısı muhalifler tarafından yoğun eleştiriye maruz kaldılar. Kanun tasarısına göre, Gagauz Yerinde tüm uşak bahçeleri (kreş) Gagauzca eğitim verilecek, okullarda Gagauzca eğitime aşamalı olarak en azından beden eğitimi, müzik, resim, el sanatı gibi derslerden başlayarak geçilecek. Gagauzca ders veren öğretmenlerin maaşları iki katına çıkarılacak. Devlet kadrolarında göreve gelecek tüm memurların Gagauzca bilme zorunluğu getirilecek. Birinci oturumda kabul edilen tasarı şu anda ilgili komisyon tarafından elden geçirildikten sonra halk ve STK’ların görüşleri alınacak. Gerekli düzenlemeler yapıldıktan sonra tekrar Halk Topluşuna gelecek.

Sosyal medya üzerinden ve bölgede faaliyet gösteren çeşitli İnternet gazetelerin üzerinden yapılan eleştirilere bakıldığında bu kanun tasarısı çok büyük tepki topladı.Yapılan eleştiriler kanun tasarısının içeriği ile ilgili olduğu kadar, tasarıyı Halk Topluşuna getiren vekillerin siyasi kimlikleri ile de ilgilidir.

 

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

0 Yorum

Henüz yorum yok.

Henüz yorum yapılmamış. Yorum Yap!