Gani İyi Bir Lider Olabilirdi

Şubat 6, 2021 0 Yorum Analizler , Türkistan 31 Görüntülenme
Gani İyi Bir Lider Olabilirdi

Eşref Gani başarılı bir lider mi? Bu sorunun cevabı bana göre “evet” idi. Logar’da sıradan bir ailede doğar ve yıllarca çok çalışır, ABD’de yüksek düzeyde eğitim alır ve yabancı ülkelerde tedris eder. Sonra kendi vatanına geri döner ve başarısız bir cumhurbaşkanlığına ulaşma girişiminin ardından, nihayet iki dönem Afganistan Cumhurbaşkanı olur.

Aslında bu küçük bir başarı değil. Eşref Gani’yi bu kadar başarılı kılan şey nedir? Elbette birçok faktör sıralanabilir. Ancak tüm faktörler arasında bencil ve inatçılık, azmi başarısında temel rol oynamıştır. İzlediği yol için kesinlikle katı bir iradeye ihtiyaç vardı. Gani’de bu irade zaten vardı. Çalışkan ve ırkçı bir adamdır.

Böyle bir karakter başarılı bir toplumun liderliğine erişilebilir mi?

Eşref Gani’nin Afganistan liderliğinde başarısızlığı şunu göstermektedir ki bir ülkenin başkanlığında bireysel özelliklerin etkili olmasına güvenmemek gerekmektedir. Toplumun lideri olabilmek için bireysel anlamda özel niteliklerin işlevsellik kazanması, dolayısıyla toplumsal yapının çeşitliliğin hayati olduğunu dikkate almak gerekmektedir.

Bireysel olarak and içebilir; kültürel antropolojiden yüksek düzeyde doktora unvanı alana kadar pes etmeyeceğinize, bireysel düzeyde ayakta durabilmek için andı içebilirsiniz, her ne pahasına olursa olsun, kuracağınız cümlenizi kendi dilinize çevirebilir, azim ve inatla doktor unvanı alabilirsiniz. İki ayağınız bir pabuca girebilir ve ülkenizin liderliğinde (kişisel hedefe) erişme kararlılığıyla hedefe erişebilirsiniz. Ama bir toplumun liderliğinde ırkçılıkla yemin edemezsiniz. “Ne pahasına olursa olsun” bireysel dünya görüşünüz ile toplumun liderliğinde başarı yol aranmaz ancak diktatörlüğün halkın hükümetten küsmesine ve yabancılaşmasının önünü açar.

Eşref Gani’nin öfkeyle söylenen meşhur bir bağırışı vardır. Esnekliğini ve inatçılığını göstermek için kullandığı ünlü bir “bağırış” ya da kükremesi vardır. Aslan gibi kükrer. Ama sorun şu ki cumhurbaşkanı aslan olmayacak. Kükremek aslan için fena değil ama aslan ormanın kralıdır fakat insan toplumu orman değildir.

Gani’nin bencil inatçılığı, onun stratejisinde ilk kademede kendi etnik kökeni olan Peştunlar, daha sonra diğer milletler gelmektedir. Gani başladığından bu yana Afganistan’da yalnızca ekonomik, politik ve sosyal kalkınma modelleri üzerine çalışılmıştır. Ama bir arpa boyu yol kat edememiştir. Gani’nin siyasi ve iktidar gücünün dağılımında, etnik önceliklere dayalı sıralı bir kalkınma modeli öngörülmektedir. Gani ilk önce, devletin ana kurumlarının kendi kabilesinin, yani Peştunların elinde olduğunu garanti eder. Diğerlerine omurgasız kurumlardan pay verir. Ülkenin dengeli kalkınması için kaynakların dağıtımında birinci dereceye giren illerden; o da genellikle Peştunların yaşadığı illerden yatırım yapar. Köprüler, yollar, hastaneler, okullar ve hatta güvenlik alanında yerel hükümeti kalkındıracak materyalleri kendi Peştunlarına sağlamıştır. Eşref Gani hapishanenin etnik dengesine dikkat çekerek; hapsedilen teröristlerin, yalnızca tek bir dil konuştuğundan şikayetçi olduğunu belirtmiştir.

Güvenliği sağlayamadığından dolayı Afganistan’da güvensizlik günden güne artmaya başladı ve yaklaşık ülke topraklarının %75’ini Taliban terör örgütü ele geçirmiştir. Gani’nin bağırıp çağırmasının halkın gözünde bir anlam ifade etmediği görülmektedir. “Faşistin önde gideni” olarak tanımlanmaktadır. Çünkü ona göre, önce kendi halkının, sonra başkalarının güvende olması gerekiyor. Böyle bir yanlış politika birkaç yıl içinde yavaş yavaş oldukça net görülmeye başlandı ve sonunda farklı etnikler için ayan beyan olmuştur.

İlk sırada Peştunlar, sonra diğerleri

Ülke sefalet içinde boğuluyor, halk perişan bir hayat sürdürmektedir. Teröristler ise ülkenin her yerinde kol gezdirir. Gani ise hala popülist konuşmanın peşinde. Sözü güzel olup pratiği olmayan bir cumhurbaşkanından ne beklenir, söylediği her şey yalandan ibaret ise. Halkın, Eşref Gani hükümetinin vatandaşa yönelik ötekileştirici ve ırkçı yaklaşımından duyduğu memnuniyetsizlik giderek artmıştır. Ötekileştirmenin sonucu olarak, birkaç sosyal hareketlilik oluşturulmuş, ötekileştirici sistemin ıslah edilmesi gerektiği sinyali verilmiştir.

Eşref Gani, özel hayatında olduğu gibi başkanlıkta da aynı şekilde hareket etmeye yemin etmişti. Bu nedenle, halk ona ne zaman diktatör ve baskıcı yöntemini değiştirmesini söylese, Gani, ırkçılık ve inatçılığını artırmıştır. Afganistan’ı geliştirme ve özgürleştirme konusuna yemin etiyse de (elbette belli stratejiler çerçevesinde ilk sırada Peştunlar, sonra diğerleri) böyle projelerinin hedefine erişine kadar kimsenin sözünü işitmez. Her ne kakar başkaları adalet isteseler de Gani daha fazla kükrer; kendi projeleri üzerine ısrar eder. Bugün Gani’den herkes nefret ediyor, çevresinde kendi etniğinden dolu kişi var. Gani kimseye güvenmez; güven problemi var. Gani’nin gözünü ırkçılık kör etmiştir. İdaresindeki Afganistan, parçalanmaya doğru gidiyor.

Afganistan dünyanın en geri kalmış, en yozlaşmış siyasi sistemlerinden biri olan Ortaçağ hakimiyetine doğru gidiyor; kötü huyundan dolayı ülke çöküyor. Hatta Gani, bu durumda bile üşenmeden cumhuriyetçi sistemin destekçilerini yabancılaştırıyor. Neden? Çünkü Eşref Gani iktidarında bilgelik istemez, böylece ülkeyi felakete sürüklemektedir.

Gani iyi bir lider olabilir miydi? Evet, olabilirdi ama olmadı. Afganistan tarihinde Gani, ilk cumhurbaşkanıdır ki yeterli akademik bilgi becerisine sahip, modern uluslararası kurumlarda çalışmış, deneyimli, yeni dünyanın diline aşina, gelişmeyi anlayan ve bilimsel olarak planlama yeteneğine sahip ilk başkandır. Ama faydası nedir? Bütün bu mükemmellikler,  bencilce ben merkezci mizacı ve kabileciliği karşısında geçersiz kalmıştır.

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

0 Yorum

Henüz yorum yok.

Henüz yorum yapılmamış. Yorum Yap!