Hazar’ın Hukuki Statüsü

Ağustos 16, 2018 0 Yorum Analizler , Kafkasya 598 Görüntülenme
Hazar’ın Hukuki Statüsü

Hazar, sahip olduğu petrol ve doğalgaz rezervleriyle bölgesel ve küresel güçlerin ilgisini çekiyor. Dünya petrol rezervinin yüzde 4’ünün, doğalgaz rezervinin de yüzde 6’sının Hazar havzasında bulunduğu tahmin ediliyor. Ayrıca, bölgede keşfedilmemiş doğalgaz ve petrol yataklarının olduğu varsayılmakta.

“Paylaşılamayan Hazar”

Daha önce SSCB ve İran’ın kontrolünde olan Hazar Denizi’nin paylaşımında artık bağımsızlıklarını kazanan Kazakistan, Türkmenistan ve Azerbaycan’ın da dikkate alınması gerekti. Bu nedenle 1991 sonrası süreçte Hazar’ın statüsüne ilişkin sorunlar çözülemeyecek boyuta geldi.  SSCB’nin dağılımından sonraki süreçte 5 ülke arasında paylaşılan Hazar’ın hukuki statüsüne yönelik ortak bir karara 20 yıldır varılamadı. Bu süreç içerisinde müzakerelerin devam etmesine rağmen kıyıdaş devletlerin Hazar’ın hukuki statüsüne ilişkin farklı savları fikir birliğini sağlayamadı.

Göl mü Deniz mi?

Hazar’ın hukuksal statüsünü kazanma durumunda müzakerelerin kilitlendiği nokta göl veya deniz olup/olmadığına dair tartışmalardı. Bu bağlamda Hazar’ın Deniz olarak değerlendirilmesi 1982 Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’nin (BMDHS)  122’ci maddesine göre “kapalı veya yarı kapalı denizden, iki veya daha çok devlet tarafından çevrili ve diğer bir denize veya okyanusa dar bir geçitle bağlı bulunan veyahut da bütünüyle veya büyük bir bölümüyle iki veya daha çok devletin kara sularından ve münhasır ekonomik bölgelerinden oluşan bir körfez, bir deniz havzası veya bir deniz anlaşılır”. Bu maddeye göre Don ve Volga kanallarının Hazar’ı Karadeniz ve Azak Denizi’ne bağlaması Hazar’ın ‘deniz’ olarak sayılmasını ve kıyıdaş devletler arasındaki paylaşımın bu kurallara göre yapılmasını gerektirir. Fakat bu durumda kıyıdaş devletler Don ve Volga kanallarından transit geçiş hakkı elde edecek. Bu nedenle Rusya Hazar’ın deniz olmasına itiraz etmişti.

Hazar’ın göl olarak değerlendirilmesinde ise iki farklı bakış açısı mevcut. Birinci görüş açısı Hazar’ın kıyıdaş devletler arasında ortak kullanımıyla ilgili. Bu görüşü kendi çıkarları doğrultusunda İran savunuyor. Diğer bakış açısı ise Hazar’ın göl olarak değerlendirilerek 5 devlet arasında paylaşılması. Fakat bu durumda en az pay İran’a düştüğü için İran bu karara karşı çıktı.

“Hazar Anayasası”

Kazakistan, Azerbaycan, Rusya, İran ve Türkmenistan Cumhurbaşkanları Hazar Denizi’nin hukuki statüsüne ilişkin Kazakistan’ın Atırau kentinde 12 Ağustos’ta bir araya geldi. 5. Hazar Zirvesi’nde kıyıdaş ülkeler Hazar’la ilgili önemli kararlar aldı. Zirve’ye Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ve Türkmenistan Cumhurbaşkanı Gurbanguli Berdimuhammedov katıldı. Beş ülkenin cumhurbaşkanları “Hazar Anayasası” olarak adlandırılan antlaşmayı imzaladı.

“Hazar Ne Deniz Ne Göl” 

“Hazar Anayasası’na” göre Hazar, ne deniz ne göl. Özel statüye sahip olan Hazar’ın dibi ve toprak altı bölgeleri, deniz sahası, deniz hududu, balıkçılık alanları ve kaynakların kullanımı gibi esaslara göre paylaştırılacak.

Hazar Denizi’ne Birleşmiş Milletlerin (BM) 1982’deki deniz hukuku anlaşması uygulanamayacak ve suyun derinliği göl prensibine dayanarak belirlenecek. Anlaşma, ayrıca kıyıdaş beş ülke dışında Hazar Denizi’nde yabancı askeri varlıkların bulunmasının yasaklanmasını öngörüyor.

Hazar’ın hava sahasının kullanımına ilişkin istişarelere devam edilecek.  15 deniz mili mesafeye kadar olan bölgeler, her ülkenin kendi arazisi olarak kabul edilecek. Bu mesafeye her ülkenin balıkçılık alanı olarak 10 deniz mili eklenecek. Diğer kısımlar ise ortak kullanıma açık, tarafsız bölge olacak. Kıyıdaş ülkelerin iş birliği ilkelerini ve yasal sorumluluklarını içeren antlaşmaya göre, Hazar eşit bir şekilde paylaşılmış görünüyor.

 

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

0 Yorum

Henüz yorum yok.

Henüz yorum yapılmamış. Yorum Yap!