İpek Yolu Geçidinde Tarihi Yedi-Su Bölgesi

Nisan 4, 2020 0 Yorum Analizler , Türkistan 82 Görüntülenme
İpek Yolu Geçidinde Tarihi Yedi-Su Bölgesi

Türkistan, geniş bir coğrafya olduğu kadar kendine has eşsiz tarihi, kültürü, ilginç olayları da içinde barındırır. Ne yazık ki bazı bölgeler hakkında Türkistan dışındaki Türkler, Türk halklarını çok bilmezler. Ayrıca tarihi bazı isimler unutulmuş durumda. Biz de Türkistan bölgelerini dizi olarak tanıtmayı hedefledik. İlk dizimiz Yedi-Su:

Yedi-Su Türkistan’ın tarihi-coğrafi bir bölgesidir. Doğusunda Cungar Dağları, batısında Yedi-Yol-Kongur dağları, kuzeyde Balkaş gölü bulunur. Güneyde ise İli Ala Dağlarındaki geniş, bereketli bölgedir. Yedi-Su Günümüzdeki Kazakistan’ın güney-doğusudur. Ancak Yedi-Su bölgesinin hem coğrafi hem siyasi sınırları vardır. İsimin etimolojisi tarihi belgeler ve bazı araştırmalara göre Yedi ırmaktan (su) gelmektedir. Onlar İli, Karatal, Böyon, Aksu, Lepsi, Bakan ve Sarkant ırmaklarıdır. Ve bunlar yukarıda belirttiğimiz gibi coğrafyada yer almaktadır. Yedi-Su etimolojisi Türkistan’ın eski tarihinde, hatta Orta Çağ, Yeni Çağ tarihinde de görülmemiştir.

Ruslar doğuya yayılma politikası neticesinde işgal ettiği topraklarda idari birimleri, bölgeleri kurarak, kendilerine göre isimlendirilmiştir. Yedi-Su etimolojisi de 1840’larda Rus-Kazaçikler bölgeye geldiklerinde yedi ırmaktan bölgeyi “Semireçiye” yani Yedi-Su olarak adlandırmışlardır. Bundan sonra artık Rus edebiyatında, belgelerde bölge Yedi-Su olarak geçmeye başlamıştır. Bu Yedi-Su bölgesinin coğrafi bir ismidir.

Yedi-Su’yun Siyasi Adı

Şimdi gelelim siyasi adlandırmasına. XVI. yüzyıl ikinci yarısından sonra Rusya yavaş yavaş Türk topraklarını işgal altına almaya başlar. Rusların ilk kurbanı Kazan ve Astarahan Hanlıklarıdır. Ondan sonra Sibirya Hanlığını, Yakut topraklarını, Yenisey Kırgız beyliklerin ve Alayska, Büyük Okyanusa kadar uzanan tüm Kuzey Asya’yı XVII-XVIII. yüzyıllar arasında işgal etmiştir. XVII. Yüzyıl başında Türkistan Hanlıkları ile başlatan siyasi, diplomasi, ticari ilişkilerle beraber, yavaştan Türkistan coğrafyasına inmeye adım atmıştır.

Ruslar işgal etmeden önce bölgenin coğrafi durumu, halkın geçmişi, geçimi, iktisadi, sosyoloji v.s. araştırıyorlardı. Böylece de 1840’larda buraya araştırmacılar, arkasından askerler gelerek toprakları işgal eder. 1854 tarihinde Küçük Almatı Nehri yanına Almatı Askeri Karargâh ve küçük şehir kurmuştur.

Almatı’nın Temelleri

Şehrin ismine Vernıy (doğru, güvenli) DENMİŞTİR. Bu şehir bugünkü Almatı şehrinin temelini atmıştır. Ve bölge 1854’te, günümüzdeki Doğu Kazakistan eyaletinde kurulan Semipalatinsk (Yeditapınak) eyaletine girer. 1855’te Rus köylüleri, göçmenleri Yedi-Su bölgesine gelmeye başlar. Ruslar Kazak topraklarını kendi altına aldıktan sonra, 1860’larda Kırgız topraklarına göz diker. 1862-1867. yıllar arasında Kırgızların yaşadığı kuzey bölgeleri işgal eder. Ve 1867’de Semireçiye (Yedi-Su) eyaletini kuruyor. Aynı tarihte başkenti Taşkent olarak kurulan Türkistan genel-valiliğine tabi ediliyor. Bundan sonra Yedi-Su sınırları güneyde Kaşkar şehrine yakın Kakşal sıradağlarına dayanır.

Eyaletin içinde Kırgızistan’ın Narın eyaleti, Isık-Göl ve Cüy eyaletleri, Kazakistan’ın ise Almatı eyaleti, Cambıl eyaletinin doğu bölgeleri girmiştir. Bunlar Kazakistan’ın güney-doğusu ve Kırgızistan’ın kuzeyidir. Böylece siyasi Yedi-Su oluşturulmuştur. Bundan sonra artık Yedi-Su dediğinde hep siyasi adı öne çıkmıştır. Hatta bazıları Yedi-Su anlamını oradaki büyük sulardan: Balkaş gölü, Isık-Göl gölü, Cüy nehiri, Narın nehiri, İli nehiri, Lepsi nehiri, Alagöl göllerinden geldiğini söylerdi. Yedi-Su eyaleti Kırgızlar yaşayan Pişpek ve Prjevalsk illeri, Kazaklar yaşayan Kopal, Llepinsk, Vernıy, Carkent illerinden oluşan idari birimleri kurulmuştur.

Yedi-Su’da Kurulan Tarihteki Devletler

Doğu Roma, Bizans, İran, Arabistan ile Çin, Moğolistan’ı, Hindistan ile Rusya, İtil, Kırım’ı bağlayan Yedi-Su’nun eskiden beri stratejik önemi vardır. Bazen de çok gelişen medeniyetler de burada kurulmuştur. İpek Yolunun geçiş güzergâhı da Yedi-Su idi.

M.Ö. 7-4. yüzyıllarda burada Saka kabileleri, M.Ö. 2. asırlarda ise Yüeciler, Kuşan devletini kurmuştur. M.Ö. 1. asırdan M.S. 4.yüzyıllar arsında burada Usun Devleti kurulmuştur. Sınırları da tam Yedi-Su bölgeleriydi. Başkenti de Isık-Göl kenarında olduğu arkeoloji kalıntılardan ispat edilmiştir. Usunlar burada kendi medeniyetini kurmuşlar.

6-4. yy Cucanların altında kalan bölge 6.yüzyıl yarısından sonra Göktürklerin idaresine girmiştir. Göktürkler Batı ve Doğu olarak ikiye ayrıldığında da Batı Göktürklerin başkenti Yedi-Su’da idi. 704’te Batı Göktürklerin yerine gelen Türgeş Kağanlığı’nın toprakları da tam bu Yedi-Su bölgesinde idi. Başkenti de günümüzde Kırgızistan’da bulunan Çüy eyaletinde Suyab şehriydi. 766’da bu toprakları Karluklar almıştır. Onları başkentleri de buradaydı. 10-11. yüzyıllarda Yedi-Su’da Karahanlılar Devleti kurulur.

Bu devletin Türk-İslam tarihinde oldukça büyük önemi vardır. İslam’ı benimseyen ilk Türk devleti Karahanlılardı. Bundan sonra bölgeye bilim, eğitim, mimari, şehircilik, kültür, medeniyet gelişmiştir. Türkler topluca İslamiyet’e geçmeye başlar. Karahanlıların ilk başkenti de Balasagun günümüzde Tokmak şehir idi. Ondan başka önemli; Almalık, Suyab, Koçkar-Başı, Barskan, At-Başı şehirleri de Yedi-Su bölgesinde kurulur. 1129-30’larda Karahanılar devletin doğudan gelen Hıtaylar veya Kidanlar işgal etmiş ve başkentini de Balasagın şehri yapmıştır.

1218’de Cengiz bu şehri almıştır ve Çağatay’a vermiştir. 1269 tarihinde bu topraklarda Ögeday ve Çağatay ulusları Kurultay düzenlemişler ve Kubilay Handan ayrı bir bağımsız devleti kurmuşlardır. Ulusun hanı da Ögeday torunu Kaydu Han seçilir. Bu devletin başkenti de Bişkek şehrine yakın Tarsakent şehri olmuştur. Kaydu Han ölümünden sonra devlet ikiye ayrılır. Yedi-Su ise Moğolsitan devletine bağlanır.

 Yedi-Su’da Kazaklar ve Kırgızlar

16.yüzyıllarda bu bölge Kazak ve Kırgızların eline geçer. Ancak Cungar Hanlığı bu bölge için Kazak, Kırgız ile uzun yıllık savaşa girmiştir. Cungarlardan tam kurtulduğunda 19.yüzyıl başında Hokand Hanlığı bölgeyi bağlar. Ancak Hokand idaresi Yedi-Su’da çok zayıftı. Almatı taraflarında Kazakların Ulu Cüz Hanları sahip olursa, Kırgızistan toprakalrında beyler, manaplar bağımsız hareket etmişler. Hatta 1842’de  Kırgız manabı Orman kendi hanlığını ilan eder. 1850-1867’lerde bölge tamamen Çarlık Rusya’ya bağlanmıştır.

Yedi-Su toprakları çok bereketli olduğu için Rus göçmenleri en çok buraya gelip, yerleşmişler. Tabi Türkistan’ın başka yerlerine de Ruslar yerleştirildi. Ancak en çok Yedi-Su bölgesine yerleştirilmiştir. Bu yüzden de 1916’da çıkmış isyanların en şiddetlisi Yedi-Suda oldu ve 200 bine yaklaşık insan öldü, 300 bin Kırgız, 50 binden fazla Kazak Doğu Türkistan’a kaçtı.

1918’de Yedi-Su Türkistan Özerk Sovyet Cumhuriyeti’ne girdi. Hatta iç savaşta Bolşevikler Yedi-Su adında bir cephe kurmuşlardır. 1924’te Türkistan milli devletlere ayrıldığında Yedi-Su eyaletinin kuzeyi Kazakistan’a, güneyi ise Kırgızistan’a bağlanır.

Günümüzde Çin ile Türkistan, Türkiye ve buradan Avrupa’yı bağlamak için Yedi-Su bölgesinin önemi büyüktür. Bişkek, Almatı gibi büyük şehirler buradadır. Ancak Yedi-Su etimolojisi artık bu bölgede yoktur.

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

0 Yorum

Henüz yorum yok.

Henüz yorum yapılmamış. Yorum Yap!