İsmini Değiştir! Emredersiniz…

Ekim 5, 2018 0 Yorum Analizler , Balkanlar 361 Görüntülenme
İsmini Değiştir! Emredersiniz…

Ey Makedonya Halkı “Makedonya Cumhuriyeti ile Yunanistan Cumhuriyeti arasındaki anlaşmayı kabul ederek AB ve NATO üyeliğini destekliyor musunuz?”

 Anadolu’da ve Rumeli’de karışık evliliklere pek rastlanmaz. Herkes kendi meşrebinden birine âşık olur ve evlenir. Karışık evliliklerin sonu çoğunda hüsran olur ya da gemileri yakan bir taraf karşı tarafa sığınır ve artık sığındığı limanın bir parçası olur. Geri dönüşü zordur.

Makedonya’nın bağımsızlığından bu yana Yunanistan ile Makedonya arasında isim krizi süre gelmiştir. Makedonya’nın batıyla bütünleşmesinde Yunanistan hep engelleyici olmuştur. Yunanistan Makedonya’yı kendi limanına demirlemek için gayret göstermiştir. Kuruluşundan 27 yıl sonra “NATO ve AB üyeliği havucu” ile ikna edilen Makedonya, ismini Yunanistan ile yapılan 17 Haziran 2018 tarihli Prespa Anlaşması ile değiştirmeyi kabul etmiştir. Prespa Anlaşmasının birinci bölümünün üçüncü maddesinde yer alan “ikinci tarafın (Makedonya) anayasal resmi ismi Kuzey Makedonya Cumhuriyeti olacak, halk arasında Kuzey Makedonya olacaktır” maddesi yer alır. Birinci taraf Yunanistan’dır.

Yunanistan,Devlet-i Aliyye’ninSelanik Vilayet binası olan ve bugün Makedonya ve Trakya Bakanlığı olarak hizmet veren kuzey Yunanistan’ın Makedonya tarafından ismen tehdit edildiği, buradan hak iddia edildiği savı ile “Makedonya” ismiyle bir devlet kurulmasına karşı gelmiştir. Esasında Prespa Anlaşmasında bile Makedon Milleti tarifi başta olmak üzere anlaşmazlıklar devam etmekle birlikte isim değişikliği ile Makedonya gönülsüzce bir limana sürüklenmek istenmektedir.

Makedonya 1991 yılında bağımsızlığını ilan etti. Türkiye, Makedonya’yı anayasal ismi ile tanıdı. 1993 yılında Birleşmiş Milletler,Yunanistan’ın itirazı ile “Eski Yugoslav Makedonya Cumhuriyeti” adı ile üye olarak kabul etti. Bununla birlikte ABD başta olmak üzere birçok ülke anayasal ismi ile Makedonya Cumhuriyeti’ni kabul etti.

Daha önce Yunanistan ekonomik ambargo uygulayarak Makedonya’nın bayrağında Makedon güneşini kullanmasına engel olmuştu. Gerçi Makedonya’daki yatırım ve özelleştirmeler de Yunanistan aslan payını aldı ama Anayasası’nda da bazı maddeleri de değiştirmek zorunda kaldı. Yunanistan ile Makedonya arasındaki sorunlarda kilise kardeşliğini asla göz ardı etmemek gerekir. Yunanistan’ın konuştukları değil yaptıkları önemlidir.

Öte yandan da Makedonya, Makedon milleti oluşumunun tamamlayıcısı olarak özellikle Makedonların yaşadığı, Manastır, Ohri ve Üsküp’e büyük paralar harcayarak yeni kimlik kazandırma çabalarını sürdürdü. Anayasasından çıkardığı Makedon güneşini Manastır’da şehir meydanında camiler ve saat kulesinin yanı başına Büyük İskender atının ayakları altında havuza koydu. İnsanları serinletti. Ohri’de İmaret Camisi’nin üstüne kocaman bir kilise yaptı. Üsküp’te, Taşköprü ve coşkun akan Vardar’a kelepçe vurdu. Sütunları her ne kadar ikinci kattan başlasa da yeni binalar ile yeni bir Üsküp inşa etti. Kemal Sunal filmleri kadar beni güldüren son zamanlarda Türkiye’den Makedonya’ya giden Türk gezgincilerin çektirdikleri suretlerdir. Bu kardeşlerimiz, on yıllık bile geçmişi olmayan heykellerle fotoğraf çekinirken kafalarını kaldırsa Koca Mustafa Paşa Camisini görecekler.

Yunanistan’dan Makedonya’ya kara yolu ile gitmek isteyenler mutlaka önce Selanik havaalanına varır! Makedonya’ya ancak yol kenarına iliştirilmiş “Skopje” levhalarını takip ederek varabilirsiniz.

Anlaşma ile Makedonya’dan istenen “Kuzey Makedonya Cumhuriyeti” isminin ülke içinde ve uluslararası alanda resmi olarak kullanılması, Makedonya anayasasından toprak talebi ya da Makedon azınlığı gibi ibarelerin çıkarılması, Makedonya vatandaşlarının Makedon olarak değil “Kuzey Makedonya vatandaşları” olarak tanımlanmaları, Makedonya’nın dilinin Antik Makedonya’daki dille alakası olmadığı, Slav dili olduğunun kabul edilmesidir.

Bu anlaşmanın savunucuları Yunanistan Başbakanı Çipras ve Makedonya Başbakanı Zaev’dir. Çipras’a göre Anlaşma tarihi bir adımdır. Bu anlaşma ile Yunan kültürü ve tarihinin bir parçası olan antik Makedonya ile Makedonya’nın tarihi birbirinden ayrılmıştır. Makedonya’nın bu tarihi mirası benimsemeye çalışması iki ülke ilişkilerini olumsuz yönde etkilemiştir! Anlaşma hem ikili ilişkiler için iyi, hem de Balkan ülkeleri ve halkları yararına olacaktır. Zaev’e göre ise anlaşma ile ülkenin etnik ve kültürel kimliği muhafaza edilmiştir.

Oysa Yunan muhalefeti ile hükümet ortakları böyle düşünmemektedir. Ana muhalefet lideri Miçotakis bu anlaşma ile Makedon dili ve Makedon milliyetinin kabul edildiğini söylemiştir. Bunun kabul edilemeyeceğini ifade etmiştir. Savunma Bakanı Kammenos ise “Makedonya isminin her ne şekilde olursa olsun kabul edilemeyeceğini” söylemiştir. Makedonya’da ise Cumhurbaşkanı İvanov, ulusa sesleniş konuşmasında “bu zararlı metni ne desteklerim ne de imzalarım” demiştir. İvanov, başbakan ve dışişleri bakanı ile yaptığı toplantıyı 3 dakika içinde öfkeyle terk etmişti.

Bütün bu tartışmalar ışığında 30 Eylül 2018 tarihinde Makedonya referanduma gitti. Sosyal demokrat hükümet başkanlığında kurulan “evet cephesi” ve Başta cumhurbaşkanı olmak üzere milliyetçi ana muhalefet “hayır cephesi” oluşturuyordu. “Hayır cephesi” bu referanduma oy kullanarak değil boykot yaparak katıldı. Amacı sandığa gitmeyen seçmenleri de kendi hanesine yazmak, Makedon seçim yasasının “seçmen kütüğüne kayıtlı seçmenlerin yüzde ellisinin oy kullanması ve bu oy kullananların da yüzde elli evet kullanması ile kabul edilir” maddesindeki ilk bölüme yoğunlaştı. Başarılı da oldu. Katılım yüzde 36’da kaldı katılanların yüzde 95’i evet dedi. Eğer, Makedon Başbakan seçmenin yüzde ellisini sandığa götürebilseydi sonradan katılanların tamamı hayır deseydi bile katılanların yüzde 68,4 ile kabul almış olacak, parlamentoda eli kuvvetli olacaktı.

Seçimlerinde “Evet Cephesi” olağanüstü gayret gösterdi. İki Türk partisi (Türk Hareket Partisi ve Türk Demokratik Partisi) evet cephesinde yer aldı. Diğer Türk partisi (Türk Milli Birlik Hareketi) ise “Hayırcı” idi.

Referandum bağlayıcı olmamakla beraber siyasiler kendilerini bağlayan konuşmalar yaptılar. Başbakan Zaev, referandumdan başarı ile çıkmadığı takdirde erken seçim kartını oynadı.

Referandum sonrasındaki değerlendirmeler de önemli. Başbakan Zaev doğrudan kendi çıkmak yerine Makedon yardımcısı Şekerinska ve Arnavut yardımcısı Osmani kamuoyuna bilgi verdi. Ortak açıklamalarında parlamentoda yasanın çıkmaması halinde tek seçeneğin erken seçim olduğunu ifade ettiler. Bununla birlikte Makedon Anayasasında değişiklik ancak milletvekillerinin üçte iki çoğunluğu olan 80 milletvekilinin desteğini almak ile oluyor. İktidarın bu çoğunluğu alacak milletvekili sayısı bulunmuyor. “İsim değişikliğinin ülke kaderi ile alakalı beka meselesi” olduğu ifade edildi. Osmani’ye göre bu seçim istikrarsızlık, güvenlik meseleleri, ekonomik sıkıntılar ile AB ve NATO üyeliği, istikrar ve refaha kavuşmuş Makedonya arasında olacağını söyledi. Şekerinska ise kısaca “başka alternatif yok” diyerek isim değişikliğinin Parlamentodan geçmesi gerektiğini savundu.

Makedon ana muhalefeti lideri Mitskovskiise çoktan erken genel seçimlerin yapılması için çağrılara başladı. Ancak erken genel seçimler için de çeşitli şartlar ortaya koydu.

Avrupa Komisyonu referandumun başarılı olduğu tezini savundu ve düşük katılımdan daha çok yüzde 95 evet oyu başarısına odaklandı. NATO Genel sekreteri ise doğrudan Prespa Anlaşmasına atıfta bulunarak Makedonya’nın söz konusu anlaşmayı uygulamaya koyması durumunda 2019 yılında NATO’ya üye olabileceğini ifade etti. Prespa Anlaşmasının “birinci tarafı” olan Yunanistan ise kendileri için referandum sonuçlarının bağlayıcı olmadığını asıl olanın Makedon Parlamentosu’nun kararı olduğunu ifade etti.

Rus Dışişleri Bakanlığı ise Avrupa Birliği ve Amerika’nın Makedonya’nın içişlerine karıştığını bunun uygun olmadığını ifade etti. Makedonya’nın oldu bitti ile NATO üyesi yapılmak istendiği savunuldu. Rusya, Makedonya Cumhurbaşkanının siyasi duruşundan güç aldı. Ayrıca BM Güvenlik Konseyi’nde Üsküp-Atina görüşmelerinin değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

2 Ekim 2018’de Türkiye Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu Makedonya’daki isim değişikliğinin, NATO ve Avrupa Birliği üyeliği için kilit olduğunu söyledi. Bir gün sonra Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Hami Aksoy çıtayı biraz düşürdü. Türkiye’nin Makedonya’yı yasal ismiyle tanıdığını, AB ve NATO üyesi olabilmesi için Makedonya’yı desteklediklerini ifade etti.

Makedonya’daki Türk siyasiler de görüşlerini açıkladılar. Türk Hareket Partisi Milletvekili Enes İbrahim, Türk seçmenin yoğun olduğu yerlerde katılımın ve evet oylarının yüksek olduğunu ifade etti. Türk Demokratik Partisi mecliste isim değişikliği ile ilgili gerekli desteği vereceklerini ifade etti. Tek hayırcı Türk Milli Birlik Hareketi lideri Erdoğan Saraç ise sonuçlara saygı duyulması gerektiğini, Yunanistan ile yapılan anlaşmanın Makedonya’nın ihtiyaçlarından uzak ve adaletsiz olduğunu söyledi.

“Biz bu referandumu niye yaptık?”

Şimdi herkes bu soruya cevap arıyor. Halk oylaması Avrupa Birliği (dolaysıyla Almanya) ve Amerika için kamuoyu yoklaması ve olası kazaların önüne geçme, Rusya için Sırbistan Cumhurbaşkanı Vuçiç’in “NATO’nun bir parçası olmak istemedikleri” görüşü ile birleşince beni hesaba katmadan buralarda bir şey olmaz deme fırsatı, Yunanistan için benim dediğime geleceksin ifadesidir. Makedon Hükümeti için var oluş ve nefes alacakları bir alan açma mücadelesidir. Rüştünü ispattır.

Peki Makedonya’da yaşayan Türkler için nedir bu referandum sonuçları. Aktaş Dağlarının eteklerindeki inci gibi dizilen Türk köylerinde hangi gayrettir “Evet” oylarının çok çıkması. Ya da çoktan ümitsizliğe kapılan Merkez Jupa halkı için “Evet” nedir?

Sakın karanlık akşamların sabahını bekleyen Türklerin gökyüzünde gördüğü ay yıldıza olan aşkını “NATO” yıldızı yada “AB” yıldızlarında arama çabasına girme gayreti olmasın? Uzaklarda dost arayan, uzaklarla ticaret yapan Türkiye’nin Balkan coğrafyasındaki özellikle kimlik mücadelesinde dayatmaya gelmeyen soydaşları ihmalinden kaynaklanmasın?

Makedonya halkı son referanduma aşksız zorlandı. Nafile zorlamalar, dağ bayır en ücra köşeye kadar kampanyalarla da sonuç alınamadı. Oy verenlerin niye oy verdiğini de pek bildiği söylenemez.

AB-NATO-Para. Gerçek bu mu?

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

0 Yorum

Henüz yorum yok.

Henüz yorum yapılmamış. Yorum Yap!