Kazak kilim kültüründe semboller ve süslemeler

Ağustos 28, 2019 0 Yorum Türkistan 50 Görüntülenme
Kazak kilim kültüründe semboller ve süslemeler

Eski zamanların birinde bir adam dağa çıkar. Dağın tepesinden rüzgârın kum üstünde bıraktığı izleri izler. Sonra da hayvanların izlerini… İzler birleşince bir şekil ortaya çıkıyordu. Bu izler sonsuza dek uzanıyordu. Ancak ölüm bozabilirdi bu uyumu. Adam dağa her tırmandığında izlerin farlı bir şekil aldığını farkeder. Bu manzarayı izlemek onun için bir eğlence haline gelir. Daha sonra adam oraya her gelişinde izleri ezberlemeye başlar. Sonunda rüzgârın ‘nefesini’, hayvanların izini, çiçekler ve bitkilerin görünüşünü her gün yakınında görebilmek, ve hissetmek için bu manzarayı evine taşımaya kara verir. Böylece onların hayali şekillerini ortaya çıkarır ve evini süsler. O süslere bakarak adam her zaman dağdaki güzel manzarayı ve çiçeklerin kokusunu hatırlar.

Bu fikir diğer insanların da ilgisini çeker. Zamanla birlikte yaşadığı insanlar da doğa ve hayvan şekillerini evlerine taşır. Bütün ahalinin evi güzelleşmekle birlikte birbirine benzer hale gelir. Bunu fark eden adam eski şekilleri birkaç parçalara ayırıp bu parçaları bir biriyle kombine etmeye başlar. Sonra bu desenleri elbiselere döker. Bir gün şenlik ateşine çıktığı zaman herkesin üstünde benzer desenlerin olduğunu görür. İnsanların ‘rüzgârın nefesine, hayvanların izlerine ve çiçek kokusuna’ büründüğünü görünce çok sevinir. O insanlarla ruhlarının birleştiğini hisseder… Ve onlarla aynı kaderi paylaştığını anlar.

Zaman geçer ve bu insanlar yaşadıkları yerlerden göç ederler. Uzun yolculukta çok farklı kültür ve insan topluluklarıyla karşılaşırlar. Diğer toplumlarla iç-içe yaşadıklarında özlerini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kaldılar. Ancak giysilerindeki ortak biçimler, desenler ve semboller onları diğer toplumlardan farklılaştırıyordu.

Daha sonra gittikleri yerlerde bir araya geldiler. Yaptıkları evleri de aynı sembollerle süslediler. Bu süsleme ve semboller sayesinde diğer insanlar bunların aynı topluluk olduğunu ve birlikte bir güç oluşturduklarını anladılar.

Buna cevap olarak diğer topluluklar kendi sembolleriyle farklılıklarını ortaya koymaya başladı. Artık herkes nereye ait olduğunu, kiminle birlikte yaşadığını sembollere bakarak öğrenebiliyordu.

Bu masalda anlatılan süslemelerin ortaya çıkış hikayesiydi. Semboller kişisel, toplumsal ve ulusal benliğin ayrılmaz bir parçasıdır. Süslemeler (ornament, latince ornamentum – süsleme, dekorasyon; kazakça – oyu-örnek) kendi içinde eski zamandan beri süregelen semboller ve işaretleri taşıyor. Bazıları unutulur, bazıları  ise nesilden nesile aktarılarak, gelenekselleşir. Kilimler, ev eşyaları ve anıtlardaki süsleme stilleri bütün bir halkın ruhunun, hayat felsefesinin, inancının ve hayal gücünün anlatıcısıdır.

Kazak halkının kilim süslemerinde bütün Türk topluluklarına ortak arketipik motifler ve semboller yer alıyor. Onlar genelde daire, spiral ve haç şeklini alır. Anlamı da güneş, yer ve yıldızlarla bağdaştırılır. Aynı zamanda, Kazaklara özgü simgeler de vardır. Bu süslemeler aplikasyon metoduyla yapılan yün kilimlerde görülmektedir.

Sırmak. 136×233. (kaynak: M.Mukanov kitabından görüntü)

Her kilimin (kazak kültüründe yünle yapılan kilimlerin pek çok türü vardır: sırmak, tüskiğiz, kilem, alaşa, vb.) süslemesi ayrı bir hikaye, anlam ve inanç göstergesidir. Örneğin, geleneklere göre yeni gelin bir süre sonra anne-babasına hediye kilim yollar. Yeni gelinin gönderdiği kilime bakarak, ebeveynler evlatlarının  gelin gittiği evde mutlu olup olmadığını anlar. Eğer kilimde uzun ve zayıf insan figürü ve onun yanında küçük ve şişman insan çizildiyse bu, kızın o evde mutlu olmadığını gösterir. Eğer hediyede kuş burnu çizildiyse, kızın gelin gittiği evde özgür bir kuş gibi yaşadığı ve mutlu olduğu anlamına gelir.

Kazaklar elbise ve giysilerini ‘tüyetaban’ (deve tabanı), ‘kusmurun’ (kuş burnu), ‘kuskanat’ (kuş kanadı), ‘koşkar müyüz’ (koç boybuzu), ‘törtkulak’ (dört kulak) ve ona benzeyen hayvan, bitki, evren ve jeometrik şekilleri andıran sembollerle süsler. ‘Tüyetabanlı’ (deve tabanı) desen uzun yollar için dikilen giysilere yapılır. ‘Kusmurun’ (kuş burnu) ve ‘kuskanatları’ (kuş kanadı) ise özgürlük, mutluluk ve egemenlik sembolleri olarak hediyelik eşyalara resmedilir. Obaların kapılarına nazar ve negatif enerjiden koruyacak semboller işlenir. 

 ‘Tüye taban’, Deve tabanı süslemesi

 

Bitkilerden süslemeler

 ‘Tazı it’, Tazı köpek süslemesi

Büyük anlam taşıyan bu semboller günümüzde sadece bir resim haline gelmeye başlamaktadır. Yeni yüzyıllar kendi sembollerini doğurmaya devam etmektedir. Bir zamanda farklılıkların simgesi olan süslemelerin yerini bütün dünyaya ortak semboller almaktadır. Günümüzde dış görünüş olarak (antropolojik farklılıklar hariç) dünyada yaşayan bütün insanlar birbirine benziyor. Herkes aynı sembollerin resmedildiği giysileri giyiyor ve aynı ev eşyaları satın alıyorlar. Bu değişimler küreselleşmenin getirdiği yenilikler olarak karşımıza çıkmaktadır. Ancak yerel kültürlerin tamamen yok olduğu da söylenemez.

Farklılıklarıyla zengin topluluklar asırlar boyunca birbirini tamamlayarak ve bu sayede büyüyerek tarihten kendi yerlerini aldılar. Bu zenginliği barışçıl yollarla devam ettirmek yeni neslin zevkine ve tercihine kalacaktır. Ancak, şüphesizdir ki, güzel süslemelerin hatırlanması ve tekrar hayata döndürülmesi modern hayatımıza can katacaktır.

 

Kaynakça

  1. Znaki I smysly kazakhskih ornamentov (Kazak kilim dekorasyonlarındaki simgeler ve anlamlar), Central Asian Analytical Network, https://caa-network.org/archives/15372
  2. Mukanov M.S. Kazakhskaya Yurta (Kazak obası), Kainar, 1981
  3.  “Dastürli Halık önerindegi tarihi muralardın tarbiyelik maqsatı” (Geleneksel halk sanatındaki tarihi eserlerin öğretim amacı), https://www.uniface.kz/index.php?post=article&section=3&id=755
  4.  Zauresh Terekbay, Central Asian Analytıcal Networktan.

 

Yazar

Aikyz Bauyrzhankyzy

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

0 Yorum

Henüz yorum yok.

Henüz yorum yapılmamış. Yorum Yap!