Kazakistan’da siyasi baskı, açlık ve sürgün kurbanlarını anma günü

Mayıs 31, 2020 0 Yorum Türkistan 30 Görüntülenme
Kazakistan’da siyasi baskı, açlık ve sürgün kurbanlarını anma günü

Kazakistan’da 1928’de başlayan siyasi baskı, öncelikle Alaş hareketi önderlerinin tutuklanmasıyla başladı. Kazak halkının aydın oğulları, “Milliyetçi” olmakla suçlandılar.  Alihan Bökeyhanov, Cakıp Akbayev, Alimhan Ermekov, Sancar Asfendiyarov, Ahmet Baytursınov, Beyimbet Mailin, Mağcan Cumabayev, Abdulla Rozıbakiyev, Turar Rıskulov, Muhametcan Tınışbayev, İlyas Cansugurov’un gibi entellektüeller kurşuna dizildi.

Sovyet yıllarında Kazak aydınları üç siyasi baskı dalgası yaşadı: 1929–1932’de hapis yılları; 1937–1938’de  idam cezası ve sürgün dönemi; 1946-1953 yıllarında ise “burjuva milliyetçileri” ve “kozmopolitler” suçlamasıyla sürgün ve hapse mahkum edildiler.

Resmi verilere göre, Kazakistan’da sadece 1937-1938 yıllarında  135 binden fazla aydın sürgün edilerek, yaklaşık 25 bin insan ölüme mahküm edildi. Bunların arasında bilim insanları, sanatçılar, siyasiler ve doktorlar vardı. “İslamcı”, “Türkçü”, “Japon casusu”, v.b. iftiralarla suçlanarak, sürgün kurbanı olanların sayısı ise neredeyse  300 bini aşmaktadır. SSCB Yüksek Mahkemesi Askeri Komitesi’nin 25 Şubat – 13 Mart 1938 tarihleri ​​arasında Almatı’da 631 kişiyi ölüm cezasına çarptırdığı tespit edildi. Bu veriler, her gün ortalama 43 kişinin kurşuna dizildiğini göstermekte.

Kazak topraklarındaki kamplar

Baskı döneminde 800 bin Alman, 102 bin Polonyalı, 19 bin Koreli, 507 bine yakın Kuzey Kafkasya halkları ve Kırım Tatarları, Türkler, Yunanlılar, Kalmaklar ve diğer uluslar Kazak topraklarına zorla göç ettirildi. Bu yıllarda toplam ülkeye 1,5 milyon kişi sürgün edildi. Stalinist sistemin dehşetinden söz ederken, tarihçiler, Kazakistan’ı “devasa sosyal deney”in yürütüldüğü bir atık depolama alanıyla karşılaştırırlar. Daha sonra Kazakistan “halkların dostluk laboratuvarı” olarak anılır.

Yukarıdaki kararları uygulamak ve totaliter rejimi güçlendirmek için özel bir ağ gerekecektir. Kazakistan’ın doğal ve coğrafi özelliği, bunun gibi ağları oluşturmaya uygundu. 1939’un sonunda Kazakistan’da 23 genel kamp, 11 hapishane bulunmaktaydı.

“Halk düşmanlarını” belirleme konusundaki katı politika sonucunda, sadece kurbanların kendileri değil, yakınları da acı çekti. Aydınların eşleri ve çocukları için, ALCİR (“Vatan hainlerinin eşleri için Akmola kampı”), Karlag (İçişler Halk Komiseriliği Karagandı Çalışma Kampı), Steplag (Siyasi Mahkumlar Kampı) gibi özel kamplar kuruldu.

Kazakistan bağımsızlığını kazandıktan sonra, 14 Nisan 1993’te “Kitlesel Siyasi Sürgün Kurbanlarının Aklanması ve Rehabilitasyonu Hakkında” yasa kabul edildi. Bağımsızlık yıllarında, 146 bin beş yüz sürgün kurbanlarının adlarının yazıldığı 14 “Yas Kitabı” yayınlandı. Söz konusu yasa doğrultusunda, 1926-1959 yılları arasında Kazakistan’da Kazak aydınlarına karşı başlatılan ve “halk düşmanları” adı altında yürütülen siyasi sürgüne maruz kalan 340 binden fazla siyasi sürgün kurbanları aklandı. 1997’de Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev’in kararnamesi ile 31 Mayıs, siyasi baskı, açlık ve sürgün kurbanlarını anma günü olarak ilan edildi.

Kıtlık kurbanları

Kazak halkı XX. yüzyılda üç büyük kıtlık dönemi geçirdi. 1919-1922 yıllarında 1,5 milyon kişinin, 1931-1933’de 2,5 milyon kişinin hayatını kaybettiği; ve II. Dünya Savaş’ından sonra yaşanan açlık yılları, Kazak halkının demografik krize uğramasına sebep olmuştur.  

1897 yılında yapılan nüfus sayımına göre Kazakların sayısı 5 milyonu aşarken, 42 yıl sonra, 1939’daki nüfus sayımında Kazaklar ancak 2 milyon 300 bin kişiyi oluştuyordu.  Yani 42 yıl içinde Kazakların kıtlık, siyasi baskı ve sürgünden dolayı milyonlarca insanı kaybettiği acı bir gerçektir. Tarihsel verilere göre, 1932-1933 yıllarında en az 2 milyon Kazak açlıktan ölmüş, 200 binden fazla Kazak diğer ülkelere taşınmıştır. Böylece, ilk kez Kazak halkı, kendi ana dilini, ulusal kimliğini ve devlet hissini kaybetme tehlikesi yaşamıştır.

 

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

0 Yorum

Henüz yorum yok.

Henüz yorum yapılmamış. Yorum Yap!