Melek’ten Üstün Can Varsa…

Aralık 18, 2017 3 Yorum Analizler 529 Görüntülenme

ULAN BATUR – Baharın gelişi ile tüm dünyayı mutluluk sarmış gibi insanın içinde bir his yaratır. Bu hissi her insan hisseder diye düşünüyorum. Bahar sabahlarında kuşların ötmesi, rengarenk çiçeklerin açması, insani bir mutluluğa ulaştırır gibi…

Baharın güzelliklerine bakınca,  bahar gibi hayatımıza mutluluk katan,  bahar çiçekleri gibi nazik canlılar aklıma gelir. Bunlar kadınlardır. Bunlar bizim annelerimiz, kızlarımız, güzel emsillerimizdir. Bu insanlar olmadan hayatımız kış kadar soğuk, geceler kadar karanlık olurdu. Doğanın tüm güzelliklerini kadınlar kendilerinde saklamıştır. Bir de onlarda sonsuza dek sevgi kaynağı saklanmaktadır.

Sevgi, Fedakarlık, Hoşgörünün Kaynağı: Kadın

Kadınlar kelime ile anlatılmayacak kadar muhteşem varlıklardır. Kadın hiçbir zaman kendini düşünmez, her zaman yakınlarını, sevdiklerini düşünür, hayatını onlar için adamış olur. Bunun en mükemmel örneği de annedir. Anne sevgi, fedakârlık, hoşgörünün bir kaynağıdır.

İnsanoğlu ilk yaratılışından itibaren sevgiye, şefkate muhtaçtır. Tek insan değil, tüm dünya muhtaçtır. Bizim yaşam kaynağımızda sonsuza kadar devam eden, tükenmeyi bilmeyen tek şey sevgi olmalı. Belki bu kelime kısadır ama anlatmaya çalışırsak anlatamayacağımız kadar zordur. Bize bu duyguyu kazandıran tek kişi varsa o da annemiz.

Bir Annenin Hayat Kaynağı Çocuğudur

Gözlerimizi ilk acarken, annenin bizi sıcak kucağına aldığı o anda hücrelerimize kadar sevgiyle sardığını hissederiz. Çocuğunu kucağına aldığı ilk andan itibaren çocuk anne için onun hayatı olur. Canını, malını, neye sahipse hatta sahip olmayan şeyi bile çocuğu için feda eder.

Kim bilir, annemiz bizim için kaç sabah, kaç gece uykusuz kalmıştır. Kim bilir ki, günün kaç saatini, saniyesini çocuğunu düşünerek geçirmiştir. Kendinizden bu sorular hiç sordunuz mu­­­?, ya da kariyerinizi düşünürken, parayı veya sevgilinizi düşünürken, annenizi düşünecek zaman mi bulamadınız?

Biz bu düşüncelerle meşgulken annemiz her zaman bizi düşünür. Çocuğum aç mi? yavrum yoruldu mu? Üşüdü mu? gibi sorular hatta aklımıza gelmeyecek sorular annelerimizin aklında gökyüzündeki yıldızlar kadar çoktur. Anne diye seslenmemiz bile onlar için büyük mutluluk.

Bu Yazıyı Annem İçin Yazıyorum

Öğrenciyken ara tatilinde evimi ziyaret ettiğim zaman annemin benim için ne kadar endişelendiğini gözümle görüp, kalbimle hissettim. Bu hissettiğim duygularımı ailesinden uzakta olan arkadaşlarımla paylaşmak istedim. Belki içimde hissettiğim duyguyu tam anlamıyla anlatamasam da annem için bir satır olsun duygumu kağıt üzerine dökmek istedim.  Melekten ustun bir annemin olduğunu, onunla gurur duyduğumu anlatmak istedim.

Dersler, sınavlar derken günlük hayatın telaşıyla annemin hal-haririni sormayı bir an unutuvermiştim. Annem aradığı zaman meşgulüm cevabini verirdim. Bir gün annemin araması beni merak içinde bıraktı. Sağlığının yerinde olmadığını benim gelmemi istediğini söylemişti.  Sınavlardan sonra hemen memleketime gittim. Evime gitmek için birkaç şehir değil, birkaç ülke üzerinden gidiyordum.  İşte,  uçakla 3 gün yolculuk sonra anneme kavuşacağım. O mutluluk dolu anı sabırsızlıkla bekliyordum.  Yorgundum, halsizdim fakat ailemi göreceğim diye sevinçten yorgunluğumu hissetmiyordum bile. Annemden ne kadar uzakta kaldığımı yolculuk sırasında anladım.

Küçükken annemden hiçbir zaman ayrı kalmam diyordum fakat şimdi annemden o kadar uzaklarda ayrı kalıyorum ki bizi denizler, dağlar hatta kıtalar ayırıyor. Uçaktan indiğim anda camlı kabinin arkasında duran annemin bekleyiş içindeki gözlerini unutamam.

Tulpar Janıbyek

 

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

3 Yorum

  1. Roza Dina Aralık 24, at 23:24

    Kalemine küvvet bacım ;) Hayırlı başarlar diliyorum.

    Yanıtla
  2. Roza Dina Aralık 24, at 23:26

    Kalemine küvvet bacım. HAYIRLI BAŞARILAR DİLİYORUM.

    Yanıtla

Yorum Yap