Merkez Jupa’da “Türkçe Eğitim” Direnişi

Ocak 8, 2018 0 Yorum Analizler , Balkanlar 1031 Görüntülenme

Demokrasinin cilvelerini Makedonya’dan bakınca diğerler, yüreği Türk vatanı için atanlar için değer ifade eder Merkez Jupa kasabası.

Merkez Jupa 2017 de Türk bayrağını tartışmasız ve üzerinde gölge olmadan görebileceğiniz bir beldemizdir. 1878 Berlin Kongresi ve Anlaşması’nda “ıslahat yapılmak kaydı ile Makedonya’nın Osmanlı Devleti’nde bırakılması” ile başlayan Balkan Harbinden sonra devam eden Makedonya Türk toplumunu ötekileştirme ve kendi içinde asimile etme çabaları ile dedesinin mezar taşını okuyamayan kardeşlerimizin Türkçe öğrenme sevdasının bedelini nasıl ödediklerini gördük.

Salonlarda efelik değil, Merkez Jupa’da açlık grevi ile Türkçe öğrenme sevdalısı olan kardeşlerimizin yanında durabilmekti derdimiz.

Merkez Jupa’ya ve devamındaki yörük köylerine ya Mavrova sapağından gideceksiniz yada Debre üzerinden. Nereden giderseniz gidin ulaşımı bozuk yolu çıkacaksınız. Usta şoför olacaksınız. Nazlı Türk Bayrağını ya Üsküp’te Türk Büyükelçiliği bahçesinde zahmetsiz, ya da Plastnitza veya Merkez Jupa’da biraz yorularak izleyeceksiniz. İkincisinin keyfi biraz daha farklı. Daha tatlı.

İşte 1996 yılında Türkçe eğitimi yasaklama kararı alan Makedon Eğitim Bakanlığını protesto etme ve haklarını tekrar alabilmek için tüm veliler açlık grevine gittiler. Bugün Merkez Jupa’da 1996 sonrası ilkokula giden kuşak Türkçeyi bilir. Bugün onların açtığı kapı ile Merkez Jupa Belediyesi, Türkiye’den misafirlerini sadece gönül birliği ile değil dil birliği ile de karşılıyorlar.

Necati Zekeriya Okulunda 80 velinin açlık grevi bir inancın zafere nasıl dönüştüğünü gösterir. Onlar inandılar ve başardılar. Belediye başkanı Nevaip İsmail o direnişin kuşkusuz kahramanı ve önderidir. Sağlık durumu bozulan aksaçlıların bile direndikleri bu duruş kardeşlerimizin iman tazelemesi olarak görülebilir. Onlar on kilometre ötede Atatürk’ün dedesi Sarı Hafız’ın ruhunu kendilerinde hissetmişlerdir. Onlar Kocacık’taki isimsiz Türk şehitliğinde yatan otuz bin neferin kendileriyle beraber olduklarını biliyorlardı.

Kasaba girişinde yoğun güvenlik tedbiri alan Makedon güvenlik güçleri Debre ve diğer bölgelerden gelecek olan desteğin kasabaya girişini engelliyordu. Ana yoldan hemen Jupa’ya dönüşte panzerler ve sanki hudut askerleri gibi nöbet tutan askerlerin arasından sıyrılarak o günlerde TDP’de siyaset yapan Maksut Ali ile ulaşmıştık.

Struga-Debre yolunda Kara Dirin Irmağı boyunca kuzeye yolculuk yaparsınız.  Yolun sağı ırmaktır ama solu yamaçtır. Bu yamaç boyunca Arnavut ve Türk köylerine rastlarsınız. Daha önce şenlikli bir yolculuk yapmıştık ama bu sefer yolda in cin top oynuyordu. Struga’dan 20 km sonra Globocica Barajı vardı. Eski ve küçük baraj üzerinde konuşlanmış Makedon hudut askerleri bugünlerde buralarda işlerin iyi gitmediğinin habercisi idi. Rutin yol kontrolünden sonra yola devam ettik. Sadece şoförün kimliğini soruyorlardı. O da Makedonyalı Türk’tü. Debre ili kuzeyinde Kosova’ya bağlanırken batısında Arnavutluk’un olduğu köşecikte idi. “Arnavut” korkusu olan Makedonya için kritik bir yerdi. Hatta Debreli Hasan’ın memleketi Debre, bir kısmı Arnavutluk’ta kalan bölünmüş şehirdi.

Türklerin, 1948 yılına dayanan Türkçe öğrenme mücadelesinde Makedon eğitimcileri uzlaşmadan uzaktılar. Bizi Ohri TDP yöneticisi Maksut Ali’ye yönlendiren Türk Demokratik Partisi Genel Başkanı Erdoğan Saraç’tı. Mücadele azminde yirmi yıldır en ufak bir değişiklik olmayan Erdoğan Saraç basına yaptığı açıklamada burada yaşayan Türklerin tek parti döneminde kendi dillerini öğrenmekten mahrum kılındığını ifade ediyor, polis ve yönetimin tavrını kınıyordu. Artık tek parti döneminin bitmesi dolayısıyla soydaşların kendi dillerini öğrenmelerinin hak olduğunu söylüyordu. Türkler, Merkez Jupa’daki eğitim mücadelesi için tüm Makedonya’da ayaktaydı. Erdoğan Saraç, açlık grevi yapanlardan birinin dahi hayatını kaybetmesi durumunda sorumluluğun Makedon Hükümeti’nde olduğunun restini çekti.

Direne direne başardı soydaşlarımız. Daha sonra 2010 yılında yaptığımız ziyarette bir belediye çalışanı olan kardeşimiz dedesinin Türkçe bildiğini, babasının ve kendisinin bilmediğini ama anladığını, şimdi çocuklarının Türkçe konuştuğunu söylemişti.

Bugün Merkez Jupa başta olmak üzere bölgede birçok okulda Türkçe eğitim veriliyor. Hayata Türkçe bakıyorlar.

 

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

0 Yorum

Henüz yorum yok.

Henüz yorum yapılmamış. Yorum Yap!