Müzelerde İletişimcilere İhtiyaç Var

Şubat 12, 2018 0 Yorum Analizler 1424 Görüntülenme

Rahmi M. Koç Müze Yöneticisi Mine Sofuoğlu’na iletişimcilerin müzecilikle ilgili bilmeleri gereken kilit noktalar nelerdir diye sorduk. Günümüzde her müzenin bünyesinde neden iletişimcilere ihtiyaç duyulduğunu gelin bir de işin uzmanından dinleyelim.

Mine Sofuoğlu: İçinde bulunduğumuz yüzyılda her alanda olduğu gibi müzecilik alanında da tanıtım çok önemli. Eskiden hem devlet müzelerinde hem de özel müzelerde teşhir tamamlanıp nisbeten daha durağan bir döneme geçilmekteydi.

Ancak tüm dünyada 1980’lerden itibaren, azalan devlet desteği nedeniyle, ekonomik zorluklarla karşı karşıya olan müzeler, kaynak bulmak amacıyla, ziyaretçilere yönelmeye başlamışlardır. Bu durum, müzelerin koleksiyon-odaklı yerine, izleyici-odaklı bir yaklaşımı benimsemeye başlamalarına sebep olmuştur. Geçmişte, koleksiyonlarıyla ilgili olarak içten dışa doğru bir yaklaşım sergileyen müzeler, bugün izleyicilerine yönelik olarak dıştan içe doğru bir yaklaşım sergilemeye başlamışlardır.

Müzecilikte Pazarlama

Hem koleksiyonu sürekli yenilemek hem de kültürel faaliyetlerle daha cezbedici, yaşayan merkezler haline getirmek gerekiyor müzeleri. İşte tam bu noktada pazarlama ön plana çıkıyor. En güçlü Pazarlama metotlarından birisi de iletişim bana kalırsa. Medyasıyla, halkla ilişkileriyle iletişim artık müzeler için hayati önem taşıyor. Türkiye’de de bu konuyla ilgili son yıllarda çok kayda değer çalışmalar yapılıyor.

“Sosyal Medya ile Müzeler Çok Yönlü İletişime Kavuştu”

Müzelerin en sık kullandığı iletişim alanlarından biri de Sosyal Medya.  Müzeler İnternet aracılığıyla geleneksel iletişim araçlarının sağlayamadığı pek çok avantaja sahip oldular. İnternet sayesinde ziyaretçileriyle doğrudan ve kesintisiz iletişime geçebilmek, ziyaretçilerin ihtiyaçlarını belirlemek, gerçekleştirdikleri etkinliklerin ziyaretçi üzerindeki etkilerini geri bildirimler yoluyla hızlı biçimde kayıt altına alabilmek ve buna uygun stratejiler belirlemek gibi çeşitli iletişim imkânları elde edildi. Müzeler bu sayede durağan ve tek yönlü bir iletişimden, canlı ve çok yönlü bir iletişime kavuşmuş oldu.

Bu doğrultuda her geçen gün önemi artan İnternet, dünya ölçeğinde, müze iletişim stratejilerinin en önemli aracı olarak karşımıza çıkıyor. Sosyal medyanın gücünü gören müzeler, daha geniş kitlelere ulaşmak, var olan kitleleri ile daha etkili ve yoğun bir etkileşim halinde olmak, sosyal yaşamın göbeğine yerleşmek ve bu süreçte markalaşmak için sosyal medyadan yararlanmaktalar.

Bu açıdan geçmiş ve geleceği buluşturan müzeler, 21. yüzyılın getirmiş olduğu yeniliklere ayak uydurarak, sosyal medya araçları vasıtasıyla hedef kitleleriyle etkileşim gerçekleştirmekte ve toplumun büyük bir kısmına seslerini duyurabilmekte.

Müzeler sosyal medya hesaplarında, sergilerin ve etkinliklerin duyurusunu yapabilmekte, sergi ve etkinlik sonrasında da bu sergi ve etkinliklere ait güncel video ya da görselleri paylaşmakta hatta hedef kitlesinin geri bildirimlerini değerlendirme şansına sahip olmaktalar. Müzelerin gerek sosyal medya kullanımında gerekse diğer medya teknolojileri ile ziyaretleri daha cezbedici hale getirebilmeleri konusunda çok etkileyici örnekler görüyoruz tüm dünyada. Yaşanan bu gelişmeler müzelerin artık günlük yaşam içerisinde yer alabiliyor olması açısından da çok sevindirici.

Bunu da iletişimciler için yeni iş imkanları olarak değerlendirebilir miyiz?

Kesinlikle. Her müze bünyesinde mutlaka iletişim uzmanları barındırmalı. En azından tanıtım çalışmalarını ajans destekli sürdürebilmeli.

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

0 Yorum

Henüz yorum yok.

Henüz yorum yapılmamış. Yorum Yap!