Rodos ve İstanköy Türkleri- Adalılar

Ekim 1, 2019 0 Yorum Analizler , Balkanlar 30 Görüntülenme
Rodos ve İstanköy Türkleri- Adalılar

Ege Adaları bile demekten hicap duyan Adalılara…

Lozan Anlaşması’nın Fransızcasında Ege Denizi geçse de Türkçesinde Adalar Denizi geçer. Dönemin diplomatları neye imza attıklarını çok iyi bilirler. Vizesiz “Yunan Adalarına” elinde avucunda ne varsa vermeye koşanlar arada birde bir iki bazen üç-dört nesil öncekilere de Adaları sattınız diye çakarlar.

Yakın zamanda gittiğim Kıbrıs’ta mezarını bulmakta zorluk çektiğim merhum “devlet kurucusu cumhurbaşkanı” Denktaş Zürih-Londra antlaşmaları öncesinde Dr. Fazıl Küçük ile Ankara’ya Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu’yla görüşmeye gitti. Bu görüşmede Denktaş adaya Türk Askeri gönderilmesi teklifini dile getirdi. 1960 tarihinde 650 kişilik Türk Alayı Magosa Limanı’na ayak bastı.

İşte o gün devlet kuruldu!

Rodos ve İstanköy Adalarında yaşayan soydaşların dramını okuyorum.

Saint Jean şövalyelerinden 1522’de Osmanlı tarafından alınan Rodos ve İstanköy adaları. 1911’de Oş Anlaşması ile İtalyan yönetimine girdi. 1943 yılına kadar İtalyan yönetiminde kaldı. 1943 ‘de Almanya, 1945 yılında İngiltere yönetimine giren adalar 1947 yılında Paris Anlaşması ile silahsız olmak üzere Yunanistan’a verildi. 11 Şubat 1948 tarihinde 12 Ada ve Meis Adasının da dahil olduğu 12 Ada Genel Valiliği kurulmuştur.

Adalar Denizinin, Menteşe Adaları olarak adlandırılan Güney sporatlarından olan Rodos ve 12 ada Didim’in Batısındaki Patnos Adasından Rodos’a kadar irili ufaklı 20 adadan oluşur. 12 Ada ismi Osmanlının bölgeye has geliştirdiği her on haneden bir temsilci ve bu temsilcilerin seçtiği 12 kişilik ihtiyar heyeti yönetim modelinden ismini alır. Yoksa adaların sayısı değildir.

Rodos’taki Uzgur, Kandilli, Mikse ve Gani Ahmet Mahalleri yalnızca Türklerden oluşuyordu ve yıllarca Tuna üzerindeki Adakale’nin kahve kokusunun güneydeki karşılığı idi.  Salakoz, Ktavya, Lindos ve Rodos merkezinde ise Türk varlığı her zaman hissedilirdi.

1671 yılında Evliya Çelebi Rodos’la ilgili olarak 24 mahalleden oluştuğu, bu mahallerden 4’ünün Rum, 2’sinin Yahudi ve 18’inin Türk olduğunu yazar. İstanköy ile ilgili ise kale içinde 300 Türk evi, dışında 900 Rum ve 1 Türk evinden bahseder. Yine 1621 de Raymon Matton Rodos’ta 1200 Türk, 200 Yahudi ve 1631 Rum varlığından bahseder. Bugün Adalarda 6000 Türk yaşıyor. Türk diplomat Zeki Çelikkol ise 1831 yılında Rodos’un 10515 olan nüfusunun üçte birinin Türk olduğunu ifade eder. 1907 yılında yapılan bir diğer nüfus tespiti ise 69099 Rum, 13385 Türk ve 4281 Yahudi varlığından söz eder. 1923 Lozan’da Venizelos 37777 Rum, 4854 Müslüman (Türk) ve 2445 Yahudi varlığından söz eder.

Osmanlı yönetiminde Rodos ve İstanköy’deki nüfus hareketlerinin temelinde Girit ve Balkan facialarında Adaların Anadolu’ya geçişte köprübaşı olmasıdır.

Adadaki soydaşlar yıllarca keyfi olarak “19. Madde vatandaşlıktan çıkarıldı. 3370 sayılı, 1955 tarihli Yunan Vatandaşlık Kanunu’nun 19. Maddesine göre, Yunanistan’ı geri dönme amacı olmadan terk ettiği Yunanlı makamlarca takdir edilen Yunan asıllı olmayan kişiler Yunan vatandaşlığından çıkarıldılar. Bu aynı şekilde etnik olarak Yunan olmayıp yurt dışında doğan ve orada yetişen kişilere de uygulandı. Bu yasaya göre 18 yaşın altındaki bir çocuk da, eğer ebeveynleri tabiiyetlerini kaybettiyse, vatandaşlıktan çıkarılabildi.

1948 yılından sonra korku içinde Türkler birbirlerinden kopmuşlardır. Bugün vatandaşlık, eğitim ve Türkçe öğrenme hakkı, din ve ibadet hakkı, kültürel mirasın korunması, vakıflar sorunu, nefret ve baskı ortamı Adalıları yıldırdı ve Türkiye’ye ve Avrupa’ya göçe neden oldu.

Adı Türk adı olan Adalılar Türk olduklarını ifade edememektedirler. Kültürel farklılıkları ortaya koyan, kişinin kendini nasıl gördüğü ve toplumun kişiyi nasıl gördüğü kimlik mücadelesini Rodos’ta ve İstanköy’de mücadele veren Türklere sormak gerekir.

Son yüzyılda Balkanlar’ın bir parçası, Anadolu’nun uzantısı Rodos ve 12 Adalarda Türkçe iletişim dili olmaktan çıktı. “Türkçeyi unutturmama”derdi olan dedelerin torunları “Türkçe gereksiz Yunancayı bil yeter” noktasına geldi.

Eğer yolunuz Adalar Denizindeki Rodos ve İstanköy’e “Yunan Adaları” reklamıyla değil de özgürce giderseniz, Müslüman mezarı sorun, ara sokaklardan Süleymaniye Camisine yol bulun ve orada Adakale Türküleri dinleyin. Her sene, 10 Kasım ve 29 Ekim törenlerinde Türk Başkonsolosluğuna giden soydaşların geçtiği yolları adımlayın.

Belki Tuna’nın ve Karadeniz’in çırpınışına bir de Adalar Denizi’nden kardeş bulursunuz.

 

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

0 Yorum

Henüz yorum yok.

Henüz yorum yapılmamış. Yorum Yap!