Turan: Gagauz’un Moğolistan hakkındaki sorusuna Kazakistan’dan cevap almaktır

Aralık 9, 2020 0 Yorum Analizler , Türkistan 80 Görüntülenme
Turan: Gagauz’un Moğolistan hakkındaki sorusuna Kazakistan’dan cevap almaktır

Savaş dışında kan dökmeyen Cengizhan’ın torunları yakın akrabalarımız Moğollara…

Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesinde öğrenimini tamamladıktan sonra ülkesi Moğolistan’a dönen ve şu anda Ulan Batur’da Moğolistan Film Enstitüsünde yönetici müdür olarak çalışan Batgerel Batkhuyag’la bu haftaki ORHA toplantısında beraberdik. Sekiz yıl olmuş ülkesine döneli.

Covid 19 savaşının daha yoğun olduğu günlerde yapılan bu toplantıda Batgerel ülkesinde Türkiye’den bir nefes aldığını söylüyor.“vatanım Türkiye’yi özledim” derken gözleri yaşarıyor. Tespitleri katılımcılarla eğlenceli bir zaman geçirmemizi sağladı.

Moğolistan ile Türkiye’nin kardeş ülke olduğunu, kardeş millet olduğunu, öğrenciliği hissettiğini, fark ettiğini söylüyor. Ural-Altay dil grubunda olan Moğolca-Türkçe dolayısıyla Türkçe’nin kolay öğrenildiğini, cümle yapısının aynı olduğunu ve bazı kelimelerin de zamanla değişime uğradığını görmüş.

Türkiye, Çin ve Rusya’dan sonra üçüncü stratejik komşu ülke

1969 yıllarına dayanan Türkiye-Moğolistan diplomatik ilişkileri 1996 yılında Ulan Batur Büyükelçiliği’nin açılması ile yeni bir ivme kazanıyor.

Millet olarak aynı yerden geldiğini artık bildiğini, Türkiye’ye gitmeden önce bunun farkında olmadığını, bunun nedenini de Sovyet eğitim sistemi ve propagandası dolayısıyla olabileceğini, şimdi ise ilişkilerin daha iyi olacağını, Türkiye’nin Rusya, Çin’den sonra üçüncü grupta sıralanan stratejik “komşu” ülkeler arasında sayıldığını ifade ediyor.

Moğolistan-Türkiye İş konseyi bu yıl açılmış. Türk üniversitelerini bütünleyen öğrenciler Moğolistan’da bir araya geliyorlarmış. Türkiye’ye eğitim için gitmek isteyenleri teşvik ediyorlarmış.

Batgerel Türkiye’de dokuz yıl kalmış. İlk gidişi Moskova aktarmalı İstanbul uçuşu ile olmuş. İstanbul’da bir yurda gitmişler. Orada yorgunluk içinde kahvaltı yapmış. İlk kez yeşil zeytini orda görmüş. Önce üzüme benzetmiş. Yiyince önce beğenmemiş, şimdi ise özlüyormuş. Bursa’da TÖMER eğitimi almış.

Bayan Ulge’de on okuldan dokuzu Kazakça eğitim veriyor

Moğolistan’daki Kazak ve Tuva Türklerinin toplumdaki yerleri ve kendilerine tanınan haklar konusunda Gagauzlar Derneği Başkanı Dr. İrina İusumbeli’nin sorusuna Moğolistan’ın Kazakların yoğun yaşadığı Bayan Ulge’den eğitime Türkiye’ye gelen ve Kazakistan Almatı’ya dönen Tulpar Janipek cevaplıyor.

Kendi eğitim aldığı dönemde Bayan Ulge’de on okuldan dokuzunun Kazakça eğitim verdiğini, hatta Ulan Batur’dan gelenler şehirde tercümanla dolaşmak zorunda kaldığını söylüyor. Bu yıllarda ise bütün okullarda devlet dili Moğolca da 2-3 saat yer öğretiliyormuş. Alfabe ise Sovyet döneminden kalma “Moğollaştırılmış Kril Abecesi” ymiş.

“Kahraman Anne” nüfus politikaları

Yaklaşık üç buçuk milyon nüfuslu Moğolistan’ın toprak büyüklüğü Türkiye’nin iki katıdır. Başkenti Ulan Batur’dur. Nüfusun yüzde 95’i Moğoldur. Yüzde 4’ü ise Kazaktır. Moğollar Moğolistan dışında Rusya’nın Aga Buryat Özerk Bölgesi, Ustorda Özerk bölgesi ve Buryat Cumhuriyetinde yaşarlar. Çin’e bağlı İç Moğolistan Özerk Bölgesinde de nüfusun büyük bir kısmı Moğol’dur.

Büyük bir coğrafyada komşunuz Çin ve Rusya olunca nüfusunuz da az olunca dikkatli olmanız gerekiyor. Ülkede nüfus teşviki var. Dört çocuğu olan anne “kahraman anne” oluyor. Bu çevredeki nüfusu az diğer ülkeler de aynı. . Moğollar düzenli işte çalışma isteklisi olmadıkları için Çin’den Moğolistan’a çalışmaya gelen işçiler varmış.

Moğollar tabi ki Turan’ın bir parçasıdır. Aslında Türk Keneşinde yerlerini almalılar. Moğollar tarihleri ile gurur duyuyorlar. Mançurya felaketini hatırlamak istemiyorlar. Sovyet döneminde birinci dil olan Rusça şu anda unutulan dillerden. Yerini İngilizce almış. Eğitim dilleri Moğolca ve İngilizce. Yeni nesil Rusçayı hiç bilmiyorlarmış. Çinceye karşı da halkta bir direnç varmış.

 Türkiye-Moğolistan ticari ilişkileri

Türkiye ile coğrafi uzaklığa rağmen ticaretin gelişmesi gerekiyor. Son yıllarda bu yönde gayret varmış. Türkiye’den iş adamları bölgeye geliyormuş. Batgerel sık sık Türk Büyükelçi M. Ahmet Yazal’ı ziyaret ediyormuş. Benim de Kosova’daki görevi sırasında tanıdığım Ahmet Beyle Türk usulü çay ve kahve içerken vatanımda hissediyorum diyor. Türkiye’deki arkadaşları ve hocaları ile ilişkisini kesmemiş. Ülkesine döner dönmez iş bulmuş.

Sonuçta Batgerel’i dinlemek keyifti. Uzaklardaki yakınların gönüllerinin Ankara ile atması bizi sevindirdi. Güçlü Türk dünyasının bir parçası Moğolistan aynı zamanda Türk anayurdu. Türk tarihinin yazılı kaynaklarının merkezi.

Sonsöz yerine Atatürk’ün talimatına kulak verelim. “Bugün Sovyet Rusya, dostumuzdur, komşumuzdur, müttefikimizdir. Bu dostluğa ihtiyacımız vardır. Fakat yarın ne olacağını kimse kestiremez. Tıpkı Osmanlı İmparatorluğu gibi, tıpkı Avusturya-Macaristan İmparatorluğu gibi parçalanabilir. Bugün elinde tuttuğu milletler, avuçlarından kaçabilirler. Dünya yeni bir dengeye ulaşır. O zaman Türkiye ne yapacağını bilmelidir. Bizim, bu dostumuzun idaresinde dili bir, inancı bir, öz kardeşlerimiz vardır. Onlara sahip çıkmaya hazır olmalıyız. Hazır olmak, yalnız o günü susup beklemek değildir, hazırlanmak lâzımdır. Milletler buna nasıl hazırlanır? Manevî köprülerini sağlam tutarak! Dil, bir köprüdür;  İnanç, bir köprüdür;Tarih, bir köprüdür.”

Haydi kalın sağlıcakla..

 

 

 

 

 

 

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

0 Yorum

Henüz yorum yok.

Henüz yorum yapılmamış. Yorum Yap!