Türk Kanı Taşımak: Çanakkale Hatıraları

Mart 18, 2018 0 Yorum Analizler , Türkiye 691 Görüntülenme
 Türk Kanı Taşımak: Çanakkale Hatıraları

Çanakkale Savaşıyla ilgili kitapları okuduğum, filmleri izlediğim zamanlarda düşündüğüm çok oldu: Bütün bunlar nasıl olabilir? Acaba gerçekten hepsi yaşandı mı?! Belki de gözümle görmeseydim hala bu sorular düşündürecekti beni durmadan.

Birinci Cihan Savaşı…Eşiğinde gözü dönmüş büyük devletler… Antanta ve bir de sen vardın, Payitaht İstanbul’a götüren yol…Çanakkale…

Eğer şehirde savaşla ilgili hatıralar – yüz yıl önce kanlara boyanmış, şimdiyse huzur içinde olan mezarlıklar, şehitlerden büyük olmayan şehit anıtları ve insana savaşın acımasızlığını hatırlatan ağır silahlar olmasaydı, o kadar masum görünürdü ki size! Sanki 1915’i yaşamış şehir o değildi. Bir zamanlar savaşın en sıcak noktaları olan, şimdiyse sıkça dizilmiş ağaçların oluşturduğu ormanlara sahip, saflığından göz alabildiğince dibi görünen masmavi denizin sahillerinde inci gibi bir şehir. İnsanı dinlendiren esrarengiz limanlara sahip bir şehir.

Feribotla denize açıldığınız anda deniz kıyısı boyunca uzanan sıkı ormanlı tepelerden birinin üzerinde Necmettin Halil Onan’dan:

“Dur yolcu!

Bilmeden gelip bastığın bu toprak, bir devrin battığı yerdir”

mısraları Marmara Denizinin hafif rüzgarıyla birlikte vücudunuza işleyecek.

Çanakkale Şehitlik Anıtındaysa tur rehberimizin savaş hikayelerini anlatarak “İşte Çanakkale Savaşı böyle kazanıldı” dediği gibi bu kanlı savaşın nasıl kazanıldığını anlayacaksınız. “Onlar dönmeyi düşünmediler, çünkü döndüklerinde bir vatanlarının olmayacağını biliyorlardı”, düşüncesiyle savaşa giden kahramanlara sahip vatanın düşmana verilmesinin mümkünsüzlüğünü anlayacaksınız.

Akşam saatlerinde bu kez Marmara’nın serin ve bir o kadar da isyankar rüzgarıyla yeniden Anadolu’ya dönüyordum. Uzaklaşıyordum o büyük zafer hatıralarını yutan şanlı topraklardan. Ama mutluydum, artık benim de hatıralarım vardı. Tıpkı vatan kokusu gelen o topraklar gibi. Hem de hiçbir zaman unutulmayacak Çanakkale hatıralarım…

Eminim, Türkiye dediğinizde düşüncelerinizde ilk canlanan şey İstanbul – Sultan Ahmet Camii, Ayasofya, Topkapı Sarayı’dır, eğer Çanakkale’ye gitmediyseniz.

Bu ülkeye geldiğinizde Çanakkale’yi, Gelibolu Yarımadasını savaşla ilgili hikayeleri dinlemeden sakın gitmeyin. Haklısınız, burada bin yıllara dayanan tarihi, İstanbul’un heyecanını, gezip bitiremeyeceğiniz kocaman bir şehri göremeyeceksiniz, fakat damarlarınızda Türk kanı taşımanın ne kadar gurur verici bir his olduğunu anlayacak ve buradan ömür boyu unutamayacağınız kucak dolusu hatıralarla ayrılacaksınız. Çanakkale hatıralarıyla…

 

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

0 Yorum

Henüz yorum yok.

Henüz yorum yapılmamış. Yorum Yap!