Türkistan’da Yenilik Harekatlarından Alaş Orda Harekatı

Eylül 12, 2018 Analizler , Türkistan 773 Görüntülenme
Türkistan’da Yenilik Harekatlarından Alaş Orda Harekatı

Alaş Orda (Kazakça; Алаш Орда), 1910 ve 1920 yılları arasında Kazakların ve Kırgızların ilan ettikleri bir devletin ve buna yol açan hareketin adı. Resmen 1920 yılına kadar var olmuştur.

Alaş Orda 1905 yılında Alaş Hareketi ile ortaya çıkmış ve 1912 yılında kurulan siyasi Alaş Partisi ile güçlenmiştir. Bu parti siyasi faaliyetlerini 1928 yılında bırakmış olsa da fiilen 1937 yılına kadar var olmuştur. Alaş Orda en sonunda Türkistan Komünist Partisi’nin milliyetçi siyasetçilerinden oluşan bir grup olarak kalmış ve sonra ortadan kaybolmuştur. Ancak 1980 yılların sonunda, etki alanı Kazakistan ve Kırgızistan olmak üzere ve aynı adı taşıyan yeni bir milliyetçi parti kurulmuştur.

Kazakistan’ın resmi açıklamasına göre Alaş adı Kazakların efsanevi Alaş Han’dan alınmıştır. Alaş kelimesi Kazak Türkleri arasında Uran (parola) olarak kullanılır. Ayrıca Orta Asya Türk dillerinde Alaşa – at anlamına gelindiğinden Alaş Orda’nın – Atlı ordusu olduğu da söylenmektedir.

Alaş Orda adı aynı geleneğe göre verilmiş bir addır. Hepsi de Kazak aydını olan kurucuları ülkücü Türkler olup yalnız Kazaklar’ı değil, bütün Türkleri tek millet diye düşünen akıl ve şuur sahibi kimselerdi.

1905 yılında Mustafa Kocabey tarafından organize edilip Hepimiz Alaş’ın oğullarıyız! Başliği altında Taşkent’te yapılan Türkistan Mülümanları Kongresi’nde soylu ailelerden gelen Kazak ve Kırgız önderler Alaş adı altında birleşmişlerdir. Bu harekata Kırgız ve Kazak entelektüelleri de katılmıştır.

Ortaya çıkan yeni gücün başlı hedefleri şunlardı:

Türkistan’da İslam’ı çağdaşlaştırmak

Kazakların ve Kırgızların geleneksel göçebe kültürlerini tekrar özgürce yaşayabilmelerini sağlamak (yani Rus Çarlarının çok daha öncelerde başlattıkları göçebe halkları yerleşmeye zorluyan kanunları kaldırmak)

Türkistan bölgesine yerleşen Rusları buradan uzaklaştırmak

20. asrın başında Alaş Orda otonom yönetimini kuran Kazak aydınları genellikle milli özgürlük ve bağımsızlık hareketinin failleri olarak gösterilirler. Yeri geldiğinde bu hareket Rus İmparatorluğu içerisindeki Türk-Müslüman özgürlük hareketlerinin bir parçası olarak değerlendirilir. Bunun nedeni Alaş Orda Hükümeti, 1919 yılında Bolşeviklerle anlaşarak faaliyetlerini durdurmak zorunda kalmış ve Sovyet Hükümeti’ni desteklemeye başlamasıdır.

Bağımsızlık Kazak aydınlarının açık amacı değildi. 1917 yılının Haziran ayında Kazak aydınları Rusya federal cumhuriyeti içinde yüksek dereceli otonomi talep etmeye başladılar. Kısa zaman içerisinde tutumları daha da ılımlılaşarak, sadece Zemstvoların (seçimle gelen yerel idari kurullar) oluşturulmasını talep ettiler. Sürekli olarak savundukları iki amaç vardı. Bunlar Kazak halkının varlığının devam etmesi ve Ruslar ile diğer halklarla bir arada var olmasıdır. Başka halklarla bir arada var olmanın asimilasyona dönüşmemesi için Kazak aydınları, Kazakların kültür seviyesini yükseltmek için çaba harcadılar. Dolayısıyla onların hareketleri sadece politik değil aynı zamanda kültüreldi. Onlar her şeyden önce eğitimci ve şairlerdi. Alaş Orda hareketi başarısızlığa uğradıktan sonra, onlar gazeteci, şair, ilim adamı ve öğretmen olarak Sovyet rejimi altında faaliyetlerini devam ettirdiler.

19. yüzyılda ortalarında bazı Kazaklar Rus tarzı eğitim almaya başladılar. Bu insanlardan ilk modern Kazak aydınları ortaya çıktı. İlk başta az sayıda olmalarına rağmen 20. Yüzyılın başlarında hem Rus hem de Müslüman tarzı eğitimin yayılmasıyla aydınlar sayıca arttı ve sosyal, kültürel, politik hareketleri organize edebilecek miktardaki bir sosyal tabaka haline geldi. 1905 Rus Devrimi, Kazak aydınlarının hareketini aktifleştiren katalizördü. Devrimden sonra onlar kendi gazetelerini (Serke, Kazakstan, Kazak ve diğerleri ), dergilerini ( Aykap ve diğerleri ) yayınlamaya ve birçok kitap yazmaya başladılar. Mirjakip Dulatov ve Alihan Bökeyhanuli modern Kazak aydınlarının önderlerindendir.

Güçlü Kazak milli şuuruna sahip olan Dulatov Bütün milletlerin (etnik grupların) eşit yeteneklere sahip olduğu inancından yola çıkarak, aydınların kendilerini halka adamaları ve halk birliğinin sağlanması yoluyla Kazakların büyük milletlerle eşit seviyeye ulaşabileceğini düşünüyordu.  Ayrıca kati olarak da Kazakların Rus (Avrupa) ve İslam medeniyetlerinden birçok şeyin öğrenmeleri gerektiği konusunda ısrarcıydı. Yazar, Kazak halkını dış medeniyetlerin unsurlarını kabul ederek kendisini yenileyen ve ortak geleceği paylaşan bir topluluk olarak görüyordu.

Bökeyhanov, Kazak kültürü ve sosyal yapısındaki İslam’dan kaynaklanan unsurları reddetmese de, Rus (Avrupa) medeniyetinden daha fazla unsurun öğrenilmesinden yanaydı. 1919’da o, Kolçak yönetiminin delegelerine açıkça: “Biz zapadniki  (“Batıcı”) yiz… Gözlerimiz Batı’dadır. Biz oradan Rusya aracılığı ile, Rusya yardımıyla kültür alabiliriz” der. Aynı zamanda Bökeyhanov, Kazak geleneklerinin (özellikle adet hukukunun) korunmasından yanaydı. Bökeyhanov’un Kazak geleneklerinin ve Rus (Avrupa) medeniyeti ile kaynaşması yoluyla yapılacak aşamalı reformlardan yana olduğunu ve bu anlamda Valihanov’un varisi olduğunu söyleyebiliriz. Bökeyhanov’un yakın arkadaşı olan Dulatov’un:

Oyan, Kazak! Ve Bakıtsız Jamal’ı yazdıktan sonra aşamalı olarak fikirlerini değiştirdiği ve İslam ile şeriat konusunda daha az yazmaya başladığı görülüyor.

Kazak aydınlarının sakin bir durumda fikirlerini ve hareketlerini geliştirmeleri için pek zamanları olmadı. Önde gelen Kazak aydınları hükümetin seferberliği ertelemesini talip etse de, ayaklanmaya karşı bir tutum takındı. Şubat devriminden sonra Kazak aydınlarının çoğu Rusya’nın demokratikleşeceğini ummuştu ve Geçici Hükümet’in emrinde isteyerek çalıştılar. Ekim devriminden sonra 2. Kazak Genel Kongresi’nde (Kasım 1917) onlar, 15 Kazak ve 15 Kazak olmayanlardan oluşması düşünülen Alaş Orda otonom hükümetini kurdular. Bolşevik karşıtı Ruslar ile işbirliği yapmanın imkânsız olduğunu fark eden Alaş Orda liderleri aşamalı bir şekilde Sovyetlere katıldılar. Sonunda 1920 baharında Alaş Orda ortadan kalktı. Alaş Orda hareketi içinde bulunan yenilikçi ve iyi eğitimli Kazak aydınları 1927-1928 yıllarında tutuklanmıştır. Tutuklanan aydınlar ‘Sovyet karşıtı’, ‘halk düşmanı’ oldukları gerekçesiyle idam edilmiş ve ya hapishanede hayatlarını kaybetmişlerdir. 1991 yılında Kazakistan Bağımsızlığını ele geçirince, Alaş Orda mirasına yeniden sahiplenilmiş ve üzerine yoğun bir çalışma faaliyeti başlatılmıştır.

Siyasi ve medeni açıdan 20.yüzyılın başı oldukça karışık bir dönemdi. Kazak aydınlarının üç medeniyetle, yani göçebe, İslam ve Rus medeniyetleri ile ilgili tutumları şartlara ve şahsi fikirlere göre değişiklik göstermiştir. Her ne kadar fikir ayrışımı yaşansa da onların tek amacı Kazak halkının özelliklerini koruyarak dış medeniyetlerden öğrenmeye çalışmaları olmuştur. Alaş aydınları Kazaklarda modern eğitimin, yazılı dilin, tarihi araştırmaların gelişmesi için temel attılar.

 

 

 

 

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir