Türkiye’nin Uluslararası medyada en zayıf noktası

Ocak 25, 2019 0 Yorum Analizler , Medya , Türkiye 47 Görüntülenme
Türkiye’nin Uluslararası medyada en zayıf noktası

Çağımızın gelişmiş toplum yapısı, enformasyon toplumu olarak nitelendiriliyor. Günümüzde, devlet ve toplum ilişkilerinin temeli bilgiye dayalıdır. Bilgiyi dağıtan araç ise medyadır.

Medyanın 4. güç olması da bundandır. Emperyal güçlerin, emperyal medyası zihnimizde dünya algısını nasıl değiştirdiği her kes tarafından bilinmektedir.   Bir devlet,  devlet yapısının devamlılığı sürdürebilmesi için, enformasyona kendi kültür, inanç ve geçmiş tarih bilinci ile bakmalıdır. Aksi takdirde elde edilen bilgi, halkın düşünce bakımından bölünmesine, gelecek kuşakların yabancılaşmasına sebebiyet verecektir.

Bağımsız olması, birden fazla kanunla hukuki yönden korunması, her bir insanın “İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi” esasında bilgiye ulaşma gibi temel hakka sahip olması meydanı “iletişim” aracı kılmaktadır.

Bilgiyi kaynağından almak, onu işlemek ve dağıtımını sağlamak büyük bir organizasyon, tecrübe ve bir o kadar da emek gerektirmektedir. The Economist, The Wall Street Journal, Reuters, Euronews, BBC gibi uluslararası medya kuruluşları dünyada bilgiyi ve dolayısıyla algıyı yönlendirmektedirler. Bu kuruluşlar bilgiyi, bilgiye ulaşımı yakın olan “freelance” gazetecilerden anında alarak merkez havuza eklemektedirler. Bilginin dağılımı da buradan yapılmaktadır.

Türkiye’de uluslararası medya kuruluşlarına TRT, Anadolu Ajansı, Haber Türk, CNN Türk vb. örnek verilebilir. Bu medya kuruluşlarının, uluslararası haber kaynağı Reuters, The Wall Street Journal gibi yabancı kuruluşlardır.

Yayımlanan haberin işlenme göstericileri yabancı kültüre, politikaya, inanca, tarih şuuruna dayalı olduğu için Türkiye toplumuna özel bir haber yapılmamış olmaktadır. Bunun da sebepleri “copy-past” haber yapmak, haberi ilk kaynağından alabilecek gazetecilerle çalışmaktan; onları organize etmekten; aktarılan haberleri merkez havuzda toplamaktan; Türkiye toplumuna özel şekilde haberi işlemekten ve dağılımını yapmak zahmetine girmekten daha kolay olmasıdır.

Her yıl Türkiye üniversiteleri binlerce yabancı uyruklu gazeteci mezun etmektedir. Bu insanlar, hayatlarının dört önemli yılını Türkiye’de yaşayarak geçirmekteler. Bunula birlikte, Türk halkının kültürünü, dilini, inanç ve tüm konularda hassasiyetlerini, tarihini bilmekteler. Türkiye’nin medya kuruluşları bu uluslararası mezun gazetecilere iş tecrübesi kazandırırlarsa, tecrübe süresi dolduktan sonra deneyimli gazeteci olarak vatandaşı oldukları ülkelere dönen uluslararası Türkiye mezunları haber kaynağına anında ulaşabilecek ve “freelance” gazetecilik faaliyeti ile Türkiye’deki medya kuruluşlarıyla işbirliği içeresinde olacaklardır. Bu da Türkiye’deki medya kuruluşlarına Türkiye toplumuna özel haber yapmak imkânını mümkün kılacaktır.

Örneklemek gerekirse: Bangladeşli bir gazeteci olay yerinden haberi kaydederek  Reuters haber ajansına gönderiyor ve sonra TRT World bu haberi Reuters haber ajansından işlenmiş halde alarak kendi ağına dağıtıyor.  Hâlbuki, TRT World Türkiye mezunu olan Bangladeşli bir gazeteciye iş deneyimi kazandırarak gelecekte onunla Bangladeş’te işbirliği yapabilir.

Türkiye hem kültürü, hem eğitimi, hem de tecrübesi ile örnek olabilecek bir ülke. Bunu da bağımsız uluslararası medyaya sahip olmanın yoluyla ispatlayabilir.

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

0 Yorum

Henüz yorum yok.

Henüz yorum yapılmamış. Yorum Yap!