Ukrayna, Rusya ve Bizimkiler

Mart 3, 2022 0 Yorum Analizler , Dünya 119 Görüntülenme
Ukrayna, Rusya ve Bizimkiler

Rusya’nın Kırım’ı ilhakı sırasında Ukrayna yeterince hazırlıklı değildi. Kendi savunma sistemini oluşturamamış ve böyle bir ilhakı öngörememişti. 2014 yılı ile 2022 yılı arasında her ne kadar Batı Bloğuna güvense de savunma sistemini oluşturma gayretine girdi.

Tıpkı Moldova ziyaretinde Gagauzları himaye eden konuşması ve Moldova ve Türkiye arasında imzalanan ikili anlaşma benzeri Kırımlıları himaye konuşması ve anlaşmanın imzalanması Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Süleyman DEMİREL’in 23 Mayıs 1998 Cumartesi günü Ukraynayı ziyareti sırasında gerçekleşmiştir.

Kiev’den Kırım’a gelişi sırasında Kırım Tatar Milli Meclisi Başkanı ve Ukrayna Parlamentosu üyesi Mustafa Abdülcemil KIRIMOĞLU ve Milletvekili Rafet ÇUBAR’ı kendi uçağına alan DEMİREL Kırım Hanlarının divanlarını topladığı ve misafirlerini kabul ettiği salonda “Ben 40 yıldır siyasetin içindeyim. Bu adam bir kahramandır. Onu ondan dolayı seveceksiniz. Başka işler başka, anladınız mı? Beni dinleyin! Beni dinleyin!” diye hitap etti ve CEMİLOĞLU’nu gösterdi.

O gün Ukrayna bunu anlamadı. Rahmetli Ahmet İhsan KIRIMLI’nın matba kurma, okul açma ve Kırım’a konut yapma gayretlerini ve çektiği zorlukları çok iyi biliyorum. Zorlukların temelinde Ukrayna’nın bugünleri yeterince görememesi yatıyordu. Türk hariciyesi ve diğer bölge çalışanları da maalesef çok farklı davranamadı.

Tıpkı Anadolu gibi Kırım’da Balkanlıdır. Kaderi aynıdır. Kırım’dan başlayan ve bir hilali takip ederek, Karadeniz kıyısından Anadolu içlerine yayılan kardeşlerimiz bugün sayısı kaç olursa olsun sadece 1944 yılı sonrasında değil Kırım Savaşı sonrasında başlayan “mecburi yolculuk” içinde vatansızlaştırıldı.

Elhak bugün devam ediyor. 2014 yılında Rus işgali sonrasında Kırım’dan ayrılanlar 2022 yılında“ey güzel Kırım” türküsü ile tekrar yolculuğa hazırlanıyorlar. Kırım Türksüzleştiriliyor, öksüzleştiriliyor.

Odessa’da ve civarında, bölünmüş “Bucak”ın doğusunda yaşayan sayısları kaç olursa olsun Gagauzlar da yolculuğa zorlanıyor. Bucak Türksüzleştiriliyor, öksüzleştiriliyor.

Kırım menşeli ama bugün Donetsk ilinde yaşayan sayıları kaç olursa olsun Urumlar ve Rumeyler var. Türkçe konuşan Ortodoks Türkler. Hani anlı şanlı akademisyenlerin makalelerinde  “Yunan” diye geçen. Haber kanallarında Rumlar var diye geçen. Şimdi onlar “kaderlerini yaşıyorlar”. Yok oluyorlar. Donetsk Türksüzleştiriliyor, öksüzlüştürülüyor.

Gelin başında pul gibi Azerbaycan Türkleri var. Ülkenin her yerinde. Onlar da ülkeyi terkediyorlar. Hazaraların mirasçısı Karaimler, Altın Orda’nın mirascısı Tatarlar. Ülkeyi terkediyorlar.

Bütün baskılara ve azınlıkları az gösterme gayreti, başım belaya girmesin diye kendini çoğunluktan gösterme isteği bu coğrafyanın kaderi. Bütün bunlara rağmen, 2001 yılında yapılan sayımlarda Ukrayna nüfusunun %2 si Türktür.

Romanya’da yaşayan ve çoğu Kırım Türkü olan kardeşlerimizin Kırım bayrağındaki “Tamga” yı kapılarına çakarken, Türkiye’de yapılan Ukrayna yanlısı gösteriler de bile yeterince göremiyoruz. Hani “işte o bayrak” türküsü nerede kaldı.

Hani “işte, fikirde, dilde birlik”ti. Gelin bir daha sorgulayalım. İnsanlığın öldüğü yerde NATO düşmanlığı ile Rusçu,  Rus düşmanlığı ile Ukrayncı olamayız. Terazimizin dengesini uzak yakın tarihimizden süzülerek gelen hatıralarımız ve mutlaka elimizdeki yüzde iki belirler…

Soydaşın burnunu kanatmadan Ukrayna’yı terkettirmeden yerinde güvenli kalmasını Ukrayna ve Rusya’ya söylemek ve temin etmek Türk diplomasisinin ve devletinin gerçek gücünü gösterir. Dün bu oldu.

Ukrayna Türksüzleştiriliyor, Öksüzleştiriliyor.

 

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

0 Yorum

Henüz yorum yok.

Henüz yorum yapılmamış. Yorum Yap!