Unutulmuş Uzak Doğu Kırgızları

Haziran 2, 2018 0 Yorum Analizler , Türkistan 739 Görüntülenme
Unutulmuş Uzak Doğu Kırgızları

Kırgızlar Kırgızistan dışında birçok ülkede bulunmaktadır. Onların birisi de Çin Halk Cumhuriyeti. Çin’deki Kırgızlar genel olarak devletin en batı tarafında, Kırgızistan, Kazakistan, Tacikistan sınırlarında yer alıp, sayıları yaklaşık 300 bin civarındadır. Türk dünyasından çok uzakta, Çinlilerden bile doğuda bulunan bu uç Kırgızların varlığından dünya pek de haberdar değil…

Çin devletinin Kuzey-Doğusunda (Uzak Doğu, Büyük Okyanusa yakın) yer alan Mançurya bölgesinde Heilongjiang iline bağlı Fu-Yu ilçesinde Ujasun ve Çijasun adlı iki Kırgız Dostluk köyü bulunmaktadır. Bunlar Çinceden beş aile ve yedi aile anlamına gelir. Bu köyden hariç Çiçihar, Fuyu, Dagur, Mancu köylerinde de dağınık halde yaşıyorlar. Bu Kırgızlar Fuyu Kırgızları veya Heilongjiang Kırgızları olarak adlandırılmaktadır. Nüfusları neredeyse 2 bin civarındadır.

Kırgızların bu bölgeye varış tarihi farklı yönlerden değerlendiriliyor. Çin devleti de söz konusu Kırgızlar hakkında İkinci Dünya Savaşına kadar bir şey bilmiyordu. Japonya 1937 senesinde Çin’in Mançur bölgesini işgal etmiştir. 1939-41 Mançur bölgesindeki Sovyet-Japon savaşında Sovyet askerleri Kırgız köyüne uğradıklarını Moskova’ya dönüşte bildirdiler. Bundan sonra Sovyet araştırmacıları Mançur Kırgızları hakkında araştırmaları başladılar. Ancak Mançur bölgesi Japonların elinde bulunduğu için yerinden araştırma mümkün olmamıştır. Sovyetlerden sonra Japonlar da Kırgızlar hakkında araştırmalar yapabildiler.

Fu-Yu Kırgızları 1980 yılların sonuna kadar Tanrı Dağ (Kırgızistan) Kırgızları’nın bir kolu olarak bilinirdi. 1980’lerden sonra Kırgızistan, Çin, Finlandiya, Rusya, Kazakistan, Polonya, Kore ve Türkiye ve Çinli (Doğu Türkistanlı) Kırgız bilim adamları, araştırmacılar ziyaret ediyorlar. Bunun sonucunda çıkan birçok çalışma genellikle Fu-yu Kırgızlarının kökeninin Yenisey teorisini doğruladı.

Fu-Yu Kırgızar tarihi

Kırgız tarihinde ve Yüan-Şi (Yüan tarihi) kaynaklarında Cengiz Han torunu Kubilay han 1293’te Yenisey Kırgızlarını topraklarından zorla farklı bölgelere göç ettirmiştir. Onların bir grubu da Mançurya bölgesine 700 Kırgız ailesini yerleştirilir. Bununla hem Yenisey Kırgızlarından kurtulmuştur hem sınırları korutmuştur. Bugünkü Fu-yu Kırgızları onların torunları sayılmaktadır.

Çin kaynaklarında ise Fu-Yu Kırgızları 18. yüzyılda 1700’lerden itibaren gelmiştir. 1980’de Çinli araştırmacılar Hu Zhen-huave А. Toktarov tarafından Fu-Yu Kırgızlarına araştırma yapıldı. Onlar Kırgızların dil ve tarihi bilgilerini topladılar. Onların araştırmalarına göre konuştukları diller Kırgızistan diline göre Yenisey Kırgızca’sına (Hakas) diline daha yakın olduğu ortaya çıktı.  Oradaki yaşlı insanların dediklerine göre Kırgızlar Altay-Yenisey taraftan göç etmişlerdi.

Hakas tarihçisi V.Ya. Butanayev, tarihsel ve etnografik malzeme yardımı ile dil bilimsel tahlil yaparak Fu-Yu Kırgızları ve Hakasların 18. yüzyıl başındaki Yenisey Kırgızlarından etnik oluşum olarak devamlılığını gösterdi. Rus devleti 17. yüzyılda Yenisey Kırgızları ile 100 seneden fazla savaş halinde olmuştur. O dönemde Yenisey ovasında Kırgızların 3 ulusu (beylik) bulunmaktaydı. Rus askerleri Kırgız topraklarına saldırırken, Kırgızlar Rusların Sibirya’da kurduğu kaleleri, şehirleri talan etmiş, yağmalamışlardı. Bir taraftan Kırgızlar güneyde Cungar hanlığı, doğuda Çin-Mancur İmparatorluğu ile mücadele ediyordu.

1703 yılında Yenisey Kırgızlarından 15.000 20.000 kişi, Cungar askerlerinin anlaşmasıyla Çungarya topraklarına göç etti. Rusya’nın askerî seferleri yüzünden 1706 yılında Çungarya’ya Yenisey Kırgızlarının başka bir kütlesel göç hareketi oldu. Boşalan Yenisey ovasını hemen Ruslar sahip çıktı ve askeri karargâh kuruldu. Çungarya’ya göçten hemen sonra Yenisey Kırgızlarının kısımları eski vatanına dönmeye başlıyorlar.

Bugünkü Hakasların çoğu, Çungarya’dan dönen Yenisey Kırgızlarının torunlarıdır. 1733 yılında kuzeybatı Moğolistan’dan Mançurya’ya Kırgızların göçünün ilk aşaması gerçekleşmiştir. Fakat büyük göç 1755-1757 senesinde Çin-Mancur İmparatorluğu Cungar hanlığını ortadan kaldırıyor ve topraklarını tamamen işgal ediyor. Kırgızların ikinci büyük kısmı Moğollar ile birlikte bu yıllarda Mançurya bölgesine göç etmişlerdi. Üçüncü göç ise 1775 yıllarında Cungarya’da Kırgızlar Yenisey’e dönerken bir kısmı Mançurya’ya göç etmişlerdi. Fu-Yu Kırgızlarının dediklerine göre 18. yüzyılda Kırgızların Bököy adlı hanı ile beraber göç etmişlerdir.

Fu-Yu Kırgızlarının kültürü ve hayatı

Fu-Yu Kırgızları hakkında son zamanlarda Çin’e bağlı Kızıl-Su Kırgız Özerk ilindeki (Doğu Türkistan) Kırgız; Mambetsan Toktalı, Makelek Ömürbay, Mambetturdu Mambetakun bilim adamları araştırmaları yaparak geniş bilgiler elde edildi.

Fu-Yu Kırgızlar kendilerine Kergez diyorlar. Yerel Moğollar ise Girgis, Çinler ise Kırkız olarak isimlendirirler. Fu-Yu Kırgızları 6 boydan oluşmaktadır: Tabhın, Çığdır, Sabdırdır, Beltırlar, Orttır ve Kergesi. İnandığı dini oradaki Moğol ve Çinlerin etkilerinden dolayı Buda’nın Lamaizm’ine inanmaktadır. Fakat pratik olarak hala eski inançlarına, Şamanizm’e inanmaktadırlar. At ve Yılana tapınırlar. At etini kutsal tutarak yemiyorlar. Köktöm (Bahar), Yıl başı, Çüyüan, Ay Tokoç gibi bayramları vardır. Evlilik ve başka düğünlerde de eski adetlerini saklamışlar.

Kıyafetleri diğer Kırgızların kıyafetlerine çok benziyor. Deriden, yünden yapılmış giyimler. Erkekleri kalpak giyiyorlar. Fakat birçok geleneklerini 1960’daki Çin kültür devriminde unutmuşlar.

Günümüzde Fu-Yu Kırgızlarının işleri Ziraat ve Hayvancılıktır. Yemekleri de et, süt, pirinç, sebzelerden oluşmaktadır. Son yıllarda büyük şehirlere giderek oralarda çalışmaya başladılar. 2010 verilerine göre 7 kişi lisansüstü, 23 kişi lisansı, 44 kişi ön lisans, 189 kişi lise, 500 kişi orta okulu mezun olmuştur.

Kayıp tehlikesindeki dil

Konuştuğu dillerinde Yenisey Kırgız dilinin pek çok özelliğiyle karşılaşılır ancak kendi yazıları yoktur. Şimdi ise Çin ve Moğol yazılarını kullanıyorlar. Yaşlılar kendi dillerinde konuşabiliyor, günlük kullandığı kelimeler Kırgız diline aynı olduğunu araştırmacılar belirtmiştir. Ancak gençler ise dillerini unutmuş ve Çin dilinin etkisinde kalmışlardır. Dili unutulmasına rağmen her zaman kendilerine Kırgız’ım demekten geri durmazlar.

Fu-Yu Kırgız Köyü Müzeleri

Fu-Yu’deki iki Kırgız köyünde 2010’da müze kurulmuştur. Müze içinde Kırgızların kullandığı göçebe çadır dikilmiş ve içinde resimler ile Fu-Yu Kırgızların tarihi, Yenisey ovasından nasıl geldiği, kimler ile karşılaştığı, savaştıkları ve köye yerleşmesi, inançları, gelenekleri anlatılmıştır.

İkinci köydeki müze ismini Manas olarak adlandırmışlar ve Manas destanındaki olaylar anlatılmıştır. Manas destanını onlar Doğu Türkistan Kırgızlarından öğrenmişlerdir. Müze içine Manas heykeli, Kopuz oynayan Yaşlı Kırgız kişi ve Kırgız öncülerinin heykelleri bulunmaktadır.

İş adamları da Kırgız Çadırını kurmuş ve içinde kendi dil, kültürünü yaşatmaya çaba görüyorlar.

“ Bir kez bile olsa Kırgızistan’a gidebilsek”

UNESCO tarafından son 50 senede kaybolacak 600’den fazla dillerin arasında Fu-Yu Kırgızlarının dili de gösterilmiştir. Bu yüzden Kırgız hükümeti tarafından öğretmenler, araştırmacılar gönderilerek Kırgız ve Hakas dilleri gençlere öğretilmeli ve Uzak Doğu’da bir Türk kültürünün yaşatmasına destek olmalı… Onların istediği de Kırgızca öğrenme ve Kırgızistan’ı bir kere bile olsa ziyaret edebilmek. Kırgızistan’ı ancak TV, İnternet ve kitaplar üzerinden tanıyıp görebiliyorlar.

 

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

0 Yorum

Henüz yorum yok.

Henüz yorum yapılmamış. Yorum Yap!