Yaşayan ve yaşatan Türkün dili yaşayan ve yaşatan Türkçe

Aralık 1, 2019 1 Yorum Analizler , Balkanlar 31 Görüntülenme
Yaşayan ve yaşatan Türkün dili yaşayan ve yaşatan Türkçe

Tarihler!

Türkan’a

Türk Devletinin Balkanlardan çekilmeye başlamasından bu yana üç yüzyıl geçti. Vücudumuzun bir parçasından kan çekilmeye başlayalı üç yüzyıl oldu. Her kan çekilen parçamızı alıp kopardılar. Bize yar olmadı ama alanlara da olmadı. Sükûnet gelmedi Rumeli’ye.

1994 yılıdır benim Balkanlara çıkışım… Karşılaştığım insanlar hep geçmişi rahmetle yad ediyorlar… Biraz da yalnız bırakılmanın acısı ile her gittiğimde zülfüyâre dokunmadan küçük sitemlerini ilettiler…

1877-78 Türk-Rus Savaşı ile başlayan hızlı ve büyük göçünün son büyük göç dalgası olduğu için olsa gerek 1989 Bulgaristan göçünün 30. Yılı anma programları düzenleniyor. Daha sonra da göç devam etmiştir. Bosna-Hersek ve Kosova göçmenleri de az da olsa vardır.

Balkan Ülkeleri milletleşme sürecinde “etnik temizlik” yapmanın bir yolunu da Türkiye’ye göç etmek isteyenlere kolaylıklar sağlamışlardır! Yıllarca yurt dışına çıkmak için pasaport vermeyen Bulgaristan rejimi bir anda pasaport vermeye başlamış, göçü de kolaylaştırmıştır. Bir taraftan da kısa zamanda işin sonucunu görmek için sınırlar kapanacak söylentisi yaymıştır. Sırbistan’dan 1992 de Türkiye’ye gelen Boşnaklara da böyle yapılmıştır.

Bulgaristan’da rejimi Rodop, Deliorman ve Burgas’da 1984 tarihinde başlattığı “entegrasyon” sürecini 1989 yılında tamamlayamayınca göç dalgası başlamıştır. 350 bin soydaş Türkiye’ye göç etmiştir.

Herkesin bir oran verdiği Türkiye nüfusundaki Balkanlıların oranı bana kalırsa sıfıra çok yakındır. Balkanlardan göç edenlerin bıraktıkları yerleri yurtları geldikleri yer vatanlarıdır. Onun için hesap tutmazlar. Kurdukları dernekleri hemşehri dernekleridir. Türkiye yönetiminde Balkanlılık kimliği ile iddiaları yoktur. Tam tersi onların cemiyetleri geride kalanlara ne yapabiliriz? Sorusuna cevap aranmasından ibarettir.

İki laflarından ötesinde ne yapabiliriz noktasına gelirler. 1989 göçünün 30.yılı her ne kadar köpürtülse de Bulgaristan’dan o yıllarda gelenler tarafından bile 19 Mayıs 1989 yılında Cebel’de bir başkaldırıyı, bayraklaşan Türkan Bebeği, Türkçenin kıymetini ifade eder.

Türkün ahı acıdır. İntikamıdır. Türkün varlığına kast edenin leşi dağda kalır, o devletse ahın altında kalır. Rejimin yıkılmasının sebebi bu olsa gerek.

Bugün Bulgaristan’daki Türk varlığı başını doğrultmuştur. Çok bilenlerin çok konuştuğu az çalıştığı Balkan coğrafyasında yanlışların altında kalanlara yenileri katılıyorlar. Katılacaklar.

Hadi beyler göç ve göçmeni bir kenara bırakın onlar bu vatanın asli sahibidir ve kimliklerinin önüne ayrı bir sıfata gerek yoktur. Onlar Türk’tür. Türk Türkçe konuşur. Arıyorsanız yeni kızıl elma alın size yaşayan ve yaşatan Türkün dili yaşayan ve yaşatan Türkçe.

Türk’e kefen biçenler sıraya girsinler. Leşlerinin parçalanıp atılacağı dağ beğensinler. Benim için üç yüzü de bir otuzu da bir. Balkan’dan her gelen Anadolu’ya kandır, candır. Başımızın üstünde yeri vardır. Hedefimiz, enerjimiz Balkan’adır. Kısır ve kabız insanlarla vakit kaybedecek değiliz.

 

 

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

1 Yorum

Yorum Yap