Zeki Paşa’nın Balkan Savaşı Hatıratı

Eylül 9, 2018 0 Yorum Balkanlar , Kitap 490 Görüntülenme
Zeki Paşa’nın Balkan Savaşı Hatıratı

100 yıl önce Rumeli’nin tahliyesi…

Zeki Paşa’nın Balkan Savaşı Hatıratı yayımlandı. Bir çırpıda okunacak ve ders alınabilecek bir kitap.

1862 yılında Halep’te doğan Korgeneral Zeki KOLAÇ, Ekim 1912-Mayıs 1913 tarihleri arasında yapılan Balkan Savaşında Batı Ordusu’na bağlı Vardar Ordu komutanlığını yapmıştır. Bir öz eleştiri ve savunma olarak da kabul edilen “1912 Balkan Savaşı’na Ait Hatıratım” olarak tuttuğu günlüğünü yayımladı. Manastır merkezli Vardar ordusunun ilk görevi İştip, Köprülü ve Üsküp’te toplanıp Bulgar ve Sırp hududunu gözetlemek ile İştip ve Kumanova’yı savunmaktı.

Balkan Savaşı Rumeli’nin çok çabuk Türklerin elinden çıktığı bir bozgun savaşıdır. Bunu Vardar Komutanı da teyit ediyor. İlk muharebe alanı Kumanova’nın 23-24 Ekim 1912’de savunulamaması ve terk edilmesi ile ilgili olarak savaşın ilk günlerinde şu tespitler yapılmaktadır. “Zayiat ve yaralıların sayısı azdır. Subaylar görevlerine karşı kayıtsızdır. Askerlerin ruh hali savaş halinden çok uzaktır. Asker savaş teknik kurallarını bilmemektedir. Yukarıdan aşağıya komuta hüküm ve nüfusu etkisizdir. Subaylar göreve bağlılıktan çok askerlik dışında başka şeylerle uğraşmaktadır.”

Savunma üzerine eğitilmiş bir ordunun daha hazır olmadan ve Türkiye’nin karşısında yer alabilecek olan ülkelerin durumu incelenmeden saldırı durumuna geçiş de bozgunu tetiklemiştir. Kumanova’dan çekilişten üç gün sonra 27 Ekim 1912’de Üsküp işgal edilmiştir.

Savaşta mefkûre, inanç ve iman sahibi olmak önemlidir. Türk askeri “kızıl elma”dan uzaklaşmıştır. Aynı şartlar altında olan Sırpların Pirlepe’de üstün gelmeleri şöyle izah edilmekte: “karşıda ve daha kötü mevzide bulunan Sırplar da aynı durumun etkisi altındaydı. Fakat onlar daima ileriye doğru arazi kazanmak arzusunda olduğundan bazı önemli tepeler onlara kolayca kaptırılmıştır”.

Kolaç Paşa hatıratında her şeyi talihe bağlayanlara da isyan etmekte. Çalışılması ve gerekli tedbir alınmasına rağmen talihin neden kendilerinden yana olmadığını sorgulamaktadır. “Savaşın kaderi; askerin mükemmel silahında, iyi talim ve terbiyesinde, daha çok moral gücünde saklı kıymetli bir cevher, şan ve ihtişamdır. Askere en gerekli şey, öncelikle nizam ve intizamdır.”

Subaylar askerin ruhsal durumunu bilmemektedir. Avrupa’nın adetlerine körü körüne saplanan subaylar savaş alanında başarısız olmuşlardır.

Savaş alanında yenilgi kafada başlamaktaydı. Gerçek yenilgi komutanlarca yenilginin kabulü ile mümkündü. Birkaç komutan yenilgiyi kabul etmezken birçoğu kurşun atmadan yenilgiyi kabullenebilmişlerdir. Asker, başarılı olduğu, kazandığı cepheleri dahi terk etmiştir.

Balkan savaşında Türk ordusu bir taraftan da açlıkla mücadele etmiştir. Orduda salgın hastalık yoktu ama açlık vardı.

Bütün bunlara rağmen Vardar Ordusu’nun mücadelesi, Yunanlıların Epir hayalini kısa sürede gerçekleşmesine, gemilerle Çanakkale boğazını tehdit etmelerine, Bulgarlara Çatalca önünde yardım etmelerine engel olmuştur.

Balkan Savaşı bir bakıma Türklerin askeri bakımdan Rumeliyi tahliyesidir. O gün bugündür sivil tahliye de devam etmektedir. Süngünüzün gölgesinin düşmediği yerde Balkanlarda hayat hakkı yoktur. Türklere 1912’den bu yana hayat hakkı tanınmak istenmemektedir.

Batı Ordusu’na bağlı Vardar Ordusu Balkan Savaşında Bulgar, Karadağ, Sırp ve Yunanlılarla savaştı. Büyük kayıplar verdi. Savaş bitiminde ise kalan kuvvetlerini İstanbul’a tahliye etti.

Balkan Savaşı ile ilgi Kolaç Paşa hatıratının sonunda bir değerlendirme yapıyor. 25 maddelik bu değerlendirme bugün de geçerliliğini koruyor. Bu maddelerin özeti şöyle ifade edilebilir. Siyaset savaştan önce Türklerin karşısındaki ittifakını görememiştir. Dışişleri Bakanlığı ile Genel Kurmay Başkanlığı arasında yeterince işbirliği yoktur. Savaş zamanlamasında askeri açıdan hata yapılmıştır. Askerin sevk ve toplanmasına zaman tanınmamıştır. Morali ve mevcut kuvveti savunma için hazır olan asker hücuma kaldırılmıştır. Asker içinde emir komutadaki kuvvet ve nüfus kalmamıştır. Ordunun talim ve terbiyesi noksandır. Komutanların savaş tecrübesi ve savaş bilgisi yoktur. Haberleşme, iaşe noksanlıkları hat safhadadır. İleri karakollar yapılmamıştır. Kurmay subaylar öğrendiklerini alanda uygulayamıyorlardı. Alaylılarda mekteplilere karşı bir direnç vardı.

Hatıratlar tecrübe paylaşımı hususunda fevkalade önemli eserlerdir. Zevkle okudum istifade ettim. Unutulmamalıdır ki Balkan Bozgununda kurmaylık yapan subaylar, Birinci Dünya Savaşında yer almış Kurtuluş Savaşını da örgütlemiş subaylardır. Bir kez daha görülür ki yaptığınız iş değil, amacınız ve mefkûreniz sonucu etkilemektedir.

Mücadelenizde mefkûre, inanç ve iman sahibi olmak önemlidir.

 

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

0 Yorum

Henüz yorum yok.

Henüz yorum yapılmamış. Yorum Yap!